Ana içeriğe atla

Akın Çetin - Keşke Burada Olsaydı Kitap Alıntısı

Elimi yüzümü yıkayıp sakal tıraşı olmama rağmen ayılamamıştım.
Toplandığımız yerin oradaki otomattan kahve aldım bir bardak. Sırada bekliyorken iç geçirip durdum. Ne işim vardı karganın bile bokunu yemediği bir saatte bu kalabalığın, bu gürültünün ortasında. Evde, sıcacık yatağımda olmam gerekirdi. O debriyaj fabrikasının birkaç günlük çalışanı olmalıydım. Özlem’le konuşmalı, buluşmalı, bir yerlere gidecek olmalıydım. Burada, ülkenin dört bir yanından gelmiş erkeklerle birlikte ne yapacağımı bilmez bir halde bekliyor olmamalıydım. Gökyüzüne bakıp az önceki renk tonundan daha açık bir seviyeye gelişini şaşırarak seyrediyor olmamalıydım.
Anneannemin evini hatırladım. Öğlen sıcağında öyle serin kalabilmesine daima şaşırdığım yatak odasında yattığım zamanları. Hava oldukça sıcak. Uzaklardaki koyunların melemeleri dışında duyulan herhangi bir ses yok. Kapı açık. Sinekliğin boşluklarından giren rüzgâr perdeyi dalgalandırıyor. Dalgalanan perde camdan yansıyıp odanın ortasına düşen güneş ışığını dans ettiriyor.
Farkında olmadan sıktığım plastik bardaktan taşan kahve elime döküldü. Usta askerlerin gelmesiyle kahvaltıya gittik. Kahvaltıdan sonra yemekhanenin önündeki arazide bekliyorken birilerinin nizamiye kapısının oraya doğru koşturduğunu gördüm. Çocuklardan birinin firar etmeye kalkıştığı anlaşıldı daha sonra. İlk denemesi de değilmiş ayrıca bu. Daha önce bir kere başarılı olmuş, birkaç gün sonra bulunup geri getirilmiş. Şimdi de yemek şirketinin araçlarından birinin bagajında yakalanmış. Çocuğu tekmeleyip geri gönderdiler.
Bu durum kısıtlanmışlık duygusunu daha da baskın hissettirmeye başladı bana. Çitler daha da dikkatimi çeker oldu. Hem iç hem de dış tarafa doğru bükülmüş teller ve telleri çevreleyen jiletler. Kuleler, kulelerde bekleyen askerler. Binalar, binalarda bekleyen nöbetçiler. İnsanlar, insanların başında bekleyen insanlar. İnsanların başında bekleyen insanları bekleyen insanlar. İnsanların başında bekleyen insanları bekleyen insanları bekleyen insanlar. Kendi içine doğru kıvrılan bir labirentin tam ortasında olduğumu hissettim.
Nizamiye yolunun mıntıkasını yapıyorken çocuklardan biri, “Bugün günlerden ne?” diye sordu. Biri yanıt verdi. Başta anlamadım. Sonra yerden sanırım iki yüz otuz dokuzuncu izmaritimi alırken fark edip duraksadım. Ne yani, biz buraya geleli sadece üç gün mü olmuştu? O kadar çok şey yaşamıştık ve sadece üç güncük mü geçmişti? Daha geriye dört yüz elli yedi gün vardı, öyle mi? Üç gün geçmiş olamaz diye söylendim. Sonra da kol saatimi yerden topladığım izmaritlerle birlikte çöpe attım.

Yorumlar

Yorum Gönder

Fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sürprizimi Açıklama Zamanı

Merhabalar Dün duyurusunu yaptığım sürprizin geldi çattı açıklanma zamanı. Benim için çok heyecan verici bir proje olduğunu kabul ediyorum. İçim içime sığmıyor desem yalan olmaz hani. O kadar heyecan yaptım. Allah'ım utandırmasın inşallah.

Mimlendim ve Mimledim 24 - Blog Yazarlarını Tanıma

Merhabalar Sevgili  İzel Tolu  ve  İnciden Notlar  Blog Yazarlarını tanıma miminde sağolsunlar beni de mimlemişler. Kendilerinin mim yazılarına aşağıdan ulaşabilirsiniz. O zaman sorulara geçelim. İzel Tolu Cevapları İnciden Notlar Cevapları

Mimlendim ve Mimledim 34 - Sorularım Ve Ben

Merhabalar Bu sıralar mimler birikti. Sağolsun sevgili blog arkadaşlarım beni mimliyorlar ancak yoğunluğumdan bakamadım.

Fatih Murat Arsal Röportajı - 2 Kitap Hediye

Merhabalar Yazar röportajlarımıza çok sevdiğim aşkı yazan adam Fatih Murat ARSAL ile devam ediyoruz. Kendisine bu keyifli röportaj için tekrar teşekkür ediyor ve sizleri röportajımızla baş başa bırakıyorum.

Mimlendim ve Mimledim - 20 Sinema Ve Ben

Merhabalar Sevgili  Girift  bloğunun sahibi Fatma Nur sinema konusundaki mimdeki beni de mimlemiş. Kendisine çok teşekkür ediyorum. Yazısına  buradan  ulaşabilirsiniz. O zaman soruları cevaplamaya başlayalım.

Beyda'nın Kitaplığı 3 Yaşında

Merhabalar Bloğumu ilk hayata geçirmeyi düşündüğüm zaman aslına bakılırsa bu kadar büyük bir dünya hayal etmemiştim.

Sinan Yağmur - Aşkın Gözyaşları / Tebrizli Şems

Merhabalar Ramazan ayı nedeniyle okuma alışkanlığımı değiştirip, okunmayı bekleyen bu aya uygun kitaplarla devam ediyorum.

Mimlendim ve Mimledim 28 - Ben Bunu Yazamam

Merhabalar Derya'nın başlattığı mimde sevgili  Yurdagül  beni mimlemiş. Mimin konusu ise Ben Bunu Yazamam. Bakalım ben neleri yazıyorum? Neleri yazamıyorum? Hep beraber bakalım. Yurdagül'ün mimini ise  buradan  okuyabilirsiniz. Hadi başlayalım.

Mimlendim ve Mimledim 21 - Küçük Bir Mim

Merhabalar Sevgili  Feri Peri ,  Ece Abla  ve  İzel Tolu  Küçük bir mim yapmışlar ve beni de mimlemişler sağolsunlar. Ben bu sıra hangi yazıya yetişeceğime karar veremediğim için yazılar gecikmeli olarak geliyor. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyor ve hemen sorulara geçiyorum.

Mimlendim ve Mimledim 25 - Reklamlar

Merhabalar Bir Yıldızın Hikayesi  bloğunun sahibi çok tatlı bir mimde beni de mimlemiş sağolsun.