
Herkese Merhaba,
Bazı hikayeler gerçeğe çok yakın olmasına rağmen, aslında gerçeklikten de bir o kadar uzaktır. Hikaye başladığında ne kadar sinirlenseniz de, şayet sizi içine çekebiliyorsa aslında o hikaye başarılı olmuştur demektir. Kahve Falı radyo tiyatrosu da bunlardan biri. Oyunu çok saçma bulmakla, sevmek arasındaki ince çizgideyim. Fakat sonunu merak ettiğimden dinlemeden de duramadım. Hikaye merak uyandırıcı ama bazı insanların bu kadar bazı şeylere inanmasını da anlayamıyorum.
Kahve Falı Radyo Tiyatrosu
Hakan ile Senem, sıradan bir pazar sabahında evlerinde kahvaltı yapmaktadır. Gün, sakin ve olağan akışında ilerlerken kapıya gelen beklenmedik bir misafir tüm dengeleri değiştirir. Kendini tanımadıkları bu yabancı, içeri girerek oldukça tuhaf ve ürkütücü bir iddiada bulunur.
Yabancı, Hakan ve Senem’i korumakla görevli olduğunu söyler. Bu görevin, “Kahve Falı Medyumları Şirketi” tarafından kendisine verildiğini ifade eder. Ancak durum sadece bir koruma meselesi değildir. Yabancı, aynı zamanda Hakan ve Senem’in bu şirket tarafından “tutuklandığını” ve artık evden çıkmalarının yasak olduğunu açıklar.
Bu tuhaf ve anlaşılması güç iddiaların ardından yabancı, asıl sebebi dile getirir: Eğer Hakan evden çıkarsa, o günün akşamında dört kişiyi öldürecektir. Bu nedenle Hakan ve Senem’in evde kalmaları zorunludur. Yabancı, bu olayı engellemek için orada bulunduğunu ve onların hareketlerini kontrol altında tutması gerektiğini savunur.
Bir anda kendilerini açıklaması zor, mantık dışı bir durumun içinde bulan Hakan ve Senem, hem yabancının söylediklerini anlamaya çalışır hem de içinde bulundukları durumun gerçekliğini sorgular. Oyun, bu sıra dışı iddialar karşısında gelişen gerilimi ve karakterlerin yaşadığı belirsizliği merkezine alır.
Yeni yazılarımda görüşünceye dek, kendinize çok iyi bakın. Güzel, mutlu, huzurlu ve sağlıklı bir gün sizlerle olsun. Keyifli dinlemeler.
Hoşça kalın.
Reklam değildir. Gönüllü paylaşımdır.
Yorumlar
Yorum Gönder
Fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim.