Ana içeriğe atla

Zeynep Sipahioğlu Röportajı


Merhabalar

Her pazartesi olduğu gibi bu haftaya da yine yazar röportajlarımızla başlıyoruz.
Bu hafta yine kalemi gibi kendisi de çok güzel bir konuğum var. Sevgili Zeynep SİPAHİOĞLU. Kendisiyle çok güzel bir röportaja imza attık. Umarım sizlerde bu röportajımızda keyifli zaman geçirirsiniz. 

Yeni yazılarımda görüşünceye dek, kendinize çok iyi bakın. Mutlu bir hafta sizlerle olsun.

Hoşçakalın.

Zeynep Hanım öncelikle bloğuma hoşgeldiniz. Bu güzel röportaj için şimdiden teşekkür ederim. Dilersiniz sorularımıza geçelim.
Asıl ben teşekkür ederim benimle ropörtaj yaptığınız için.

* Kısaca kendinizden bahseder misiniz?
1982 Rize doğumluyum. Rize'de yaşıyorum. Halkla ilişkiler önlisans mezunuyum.

* Yazmaya ne zaman başladınız? 
2014'den beri yazıyorum. 

* Kitap ya da genel olarak yazma konusunu nasıl seçiyorsunuz? Etkileşim var mı? Yoksa tamamen tesadüf mü? Yani kurguyu önceden mi belirlersiniz? Yoksa bütün olay örgüsü siz yazdıkça mı gelişir? 
Yazmadan önce kafamda kurguluyorum giriş gelişme sonuç bellidir. Bazende olay örgüsü yazdıkça gelişiyor. Gerçek olaylardan etkilenip kurguladığım zamanlarda oluyor. Mesela Fırtınaya Vurgun ve Umudun peşinde gerçek hayatta olan bir olaydan esinlenerek kurguladığım bir hikayedir.

* Kimsenin okumayacağını bilseniz bile yazmaya devam eder miydiniz?
Ederdim. Bir kişi bile okusa benim için kafi. Ben yazdıklarımı kendim için de yazıyorum. Bir şekilde benim için terapi... Rahatlama..

* İlk kitabınızı çıkarmaya nasıl ve ne zaman karar verdiniz? 
4 yıl önce wattpadi keşfetmemle başladı. Kitap sürecim 5-6 ay kadar okumakla geçti. Daha sonra "ben yazamaz mıyım?" diye düşünmeye başladım. Kendi kurguladığımı kaleme almaya başladım. İkinci hikayem Fırtınaya Vurgun'u yazdığımda belirli bir kitleye ulaşmıştım. Hikayemin kitap olmasını istedim. Yazdıklarım daha çok okura ulaşsın kalıcı bir şeyler elimde kalsın istedim. 

* İnsanların çoğu "hayatımı yazsam roman olur" der. Sizce herkes kitap yazabilir mi? Yazmak bir yetenek midir? 
Bazısı gerçekten doğuştan yetenekli bir konuda ben değilim mesela. Ben yazabildiğimi sonradan keşfettim. Yazmak demek zaman ayırmak sevdiğin bazı şeylerden ödün vermek  gerek.  Bir hikayeyi karakterlerini oluşturmak kurgulamak giriş gelişme sonuç bu akışa göre devam ettirmek inanın hiç kolay bir şey değil. Sevgi ve emek yoksa bu işin içinde başarılı olamazsınız.  Yazgı serim de 1.5 yıllık bir emeğim var. Ve hiç bir şey bu emeğin karşılığı olamaz. Okuyuculardan gelen güzel yorumlar tüm yorgunluklara değdiğini düşündürüyor. Hiç bir zaman çok iyi yazdığımı düşünmedim benden çok çok iyi olan yazar arkadaşlarım var ama kurgularım konusunda mütevazi olamayacağım. Kurgularıma güveniyorum.  Bir gün ekranlarda yazdığım karakterleri görmeyi umud ediyorum.

* Yazma ritüelinizden bahseder misiniz? Mesela hangi ortamda, hangi metaryallerle, hangi müzikle ve nasıl bir coğrafya da yazmayı tercih edersiniz? 
Benim yazma ritüelim olmadı. Özellikle çaydan dolayı yazları yazmak biraz zordu.  Ne zaman boş bir anım oldu telefonu elime alıp uygulamadan aklıma gelenleri yazdım. 

* Yazmak isteyen ancak nasıl yazmaya başlaması gerektiğini bilmeyenler için tavsiyeleriniz var mı? 
Bol bol kitap okuyun. Kitap okumak size yol gösterecektir.

* Bir gün kurgu olmayan bir şey yazmayı düşünüyor musunuz?
Şuan kurgu olmayan Beni Aşkına inandır hikayemi yazıyorum. Bir okurumun yoğun isteği üzerine beraber yazıyoruz. Gerçekten yazılmaya değer olduğunu düşündüğüm için yazıyoruz.

* Bir yazar olarak okuduğunuz ve beğendiğiniz yazarlar kimler?
Hayatım boyunca çok kitap okuyan biri olmadım. Yazma serüvenim okumakla başladı. Bu yüzden çok yazar adı veremeyeceğim. Öykü Odabaş Berrin Karapınar Ayşegül Çiçekoğlu'nun bende ki yerleri çok özeldir. Ben genelde romantik roman okuyorum bu yüzden romantik yazan her yazarın kitabını okuyorum.

* En son hangi kitabı okudunuz?
İskender Pala... Abumrabum..

* Yayımlanan dört kitabınız var. Son kitabınızda yeni yayımlanmış. Bol okurlu olsun inşallah. Yine de yakında yeni kitap veya yeni projeler var mı? 
Şuan Beni Aşkına İnandırı yazıyorum. Eylül gibi Umudun Peşinde'nin devam kitabı Nazlı Çiçek çıkacak İnşaAllah.

* Asıl mesleğiniz nedir?
Önlisans Halkla ilişkiler mezunuyum ama çalışmıyorum. Yazıyorum...

* Yazmak sizin için hayat boyu sürecek serüven mi? Yoksa yazmayı bırakmayı düşündüğünüz bir zaman var mı?
Şimdilik bırakmak gibi bir niyetim yok ama zaman zaman durgunlaştığım yazamadığım dönemler oluyor. Sanki bir daha hiç yazamayacakmışım gibi geliyor bıraksam mı diyorum ama sonra bu düşüncemden hemen vazgeçiyorum. Gittiği yere kadar yazacağım.

* Günümüzde gençlerin sosyal medya sitelerinde çok zaman geçirmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Benim dönemim televizyon dönemiydi. Bende televizyon çok izlerdim. Ne büyük zaman israfı... Keşke o zamaları kitap okuyarak geçirmiş olsaydım.  Şimdi ise internet çağındayız maalesef bende epey zaman geçiriyorum. Ama önemli olan dengeyi koruyabilmek.  

* Günümüz gençliğine üç tavsiye verecek olsaydınız bunlar ne olurdu?
Kitap okuyun. Bir hedefiniz olsun. Asla pes etmeyin.

* Kitaplarınızda yayımlandıktan sonra şunu yazsaydım yada şunu yazmasaydım dediğiniz oldu mu?
Hayır. Sadece yazımım konusunda demişimdir. Daha güzel yazabilirmişim. Bu da zamanla kendimi geliştirerek yapabileceğim bir şey. 

* Yazmadığınız zaman ne yaparsınız?
Genelde evdeyim çalışmadığım için. Anime izlemeyi çok severim. Bir site de Türkçe altyazılı Japon animeleri seyrediyorum. 

* Kitap fuarlarıyla ilgili düşünceleriniz nelerdir?
Bence harika organizasyonlar. Çünkü okurları yazarlarla ve binlerce kitapla  buluşturuyor.

* Hayatınız boyunca yaşadığınız pişmanlık var mı?
Elbette vardır. Her insanın vardır. Ama hayat devam ediyor ders alıp ileriye bakmak gerekir. Geçmiş pişmanlıkla yaşarsak ilerleyemeyiz.

* En büyük korkunuz nedir?
Yılanlar beni çok korkutuyor. 

* Aşk sizce nedir? İlk görüşte aşk var mıdır?
Çok iyi bir soru... Bence varlığı dert yokluğu yara. Aşk birazda kişiden kişiye göre de değişir. Bu konu da Umudun Peşinde  kitabımdan  bir alıntı yapacağım. Günümüzde aşklar sadece bedenlerle sınırlı kalıyor. Bedensel açlıklarını doyuruyorlar. Kimse ruha dokunmayı denemiyor. . Kalbe dokunabilmek gönülden sevebilmek çok başka bir şey.  İlk görüşte aşk vardır bence..

* Okurlarınızla aranızda nasıl bir bağ var?
Ben okurlarımla hiç bir zaman mesafeli olmadım. Kiminin ablası kiminin arkadaşı oldum. Bu süreçte bir çok arkadaş edindim. Her okurumdan gelen sese cevap verdim. 

* Ulaşamadığınız biri ile sohbet etme şansınız olsaydı bu kim olurdu? Neden?

Zor bir soru ama şöyle cevap vermek isterim. Ben Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) sohbet etmek gerçek dinimi ondan öğrenmek isterdim. Çünkü maalesef dinimize hurafeler çok karışmış durumda. İnsanlar elinde tesbih Kuran olan herkesin peşinden gidiyor. Bu da aslında şunu gösterir. Dinimizi yeterince bilmiyoruz öğrenmeye açlığımız var.

* Hayatta en çok kıymet verdiğiniz kişi?
Annem...

* Son olarak eklemek istedikleriniz var mı ya da okurlarınıza mesajınız var mı?
Kitapları hayatınızdan eksik etmeyin. İçinde bulunduğumuz cehaletten sadece okuyarak çıkabiliriz.  

Zeynep Hanım keyifli bir sohbet oldu. Umarım ilerleyen zamanlarda sizi yine bloğumda konuk edebilirim. Zaman ayırıp röportaj yaptığınız için tekrar teşekkür ederim. Yolunuz açık, okurunuz bol olsun.

Yorumlar

  1. Yazarı tanımış oldum, teşekkürler güzel röportaj için. :)

    YanıtlaSil
  2. Güzel hoş bir sohbet olmuş diyim Çok fazla tanımıyordum bilirsiniz benim kitap düşkünlüğümü :) elinize sağlık

    YanıtlaSil
  3. Çok okumayı önermiş.Ben de aynen katılıyorum.Bu haftalık söyleşileri de mutlaka okuyorum :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder