Ana içeriğe atla

Emine Tanırgan Röportajı

Merhabalar

Ramazan'ın ortasına geldik çok şükür.
Allah tuttuğumuz oruçlarımızı kabul etsin inşallah.

Bu güzel pazartesi gününde yine çok güzel bir röportajla haftayı açıyorum. Bu haftaki konuğum Sevgili Emine Tanırgan. Kendisiyle gerçekleştirdiğimiz bu güzel röportajı keyifle okumanız dileğiyle. 

Yeni yazılarımda görüşünceye dek, kendinize çok iyi bakın. Sağlıklı ve mutlu bir hafta olsun.

Hoşçakalın.

Emine Hanım öncelikle bloğuma hoşgeldiniz. Bu güzel röportaj için şimdiden teşekkür ederim. Dilersiniz sorularımıza geçelim.

* Kısaca kendinizden bahseder misiniz?
- Ben Emine Tanırgan. Adana'da ikamet eden bir yazarım. 1988 doğumluyum ve uzun yıllar yazın hayatının içerisindeyim. Eğitim ve yazın hayatım meşakkatli bir süreçten geçti. Nihayetinde Türk Dili ve Edebiyat bölümünü bitirip adı Mihrican olan bir kitap çıkardım. Şu an ikinci baskısı ile satışta olan kitabımın akabinde yeni bir kitap üzerinde çalışıyorum.

* Yazmaya ne zaman başladınız? 
- İlkokul yıllarımda merakım baş gösterdi. Kendi yeteneğimi keşfettiğim an itibariyle bu süreç başladı.

* Kitabın konusunu nasıl seçiyorsunuz? Etkileşim var mı? Yoksa tamamen tesadüf mü? Yani kurguyu önceden mi belirlersiniz? Yoksa bütün olay örgüsü siz yazdıkça mı gelişir? 
- Kurguyu önceden belirlerim. Konuyu belirlerken genel kitleye hitap etmesine özen göstererek mutlaka toplumumuzun faydasını gözetirim.

* Kimsenin okumayacağını bilseniz bile yazmaya devam eder miydiniz? 
- Elbette yazardım. Her yazar emeğinin karşılığını hakkıyla görmek ister. Dolayısıyla okurları onlar için kıymetlidir. Ve lakin okunmuyorsa özeleştirimi yaparak yazmaya devam ederim. Çünkü yazmak yazarın terapisidir. Yazdıkça rahatlar ve huzurlu olur. 

* İlk kitabınızı çıkarmaya nasıl ve ne zaman karar verdiniz? 
- Benim ilk göz ağrım diye addettiğim kitabım Mihrican, uzun yıllar önce kurgulayıp kaleme aldığım ancak bir kenarda bekletip doğru zamanı kolladığım bir eser. Kitap çıkarma gibi bir gayem olmadan yıllarca çeşitli yerlerde yazdım. Kendimi daha fazla geliştirebilmek için farklı türlere yöneldim. Sonunda Mihrican ortaya çıktı. Ama onu yazdıktan yıllar sonra basmaya karar verdim. Çünkü ücretli basmaya karşıydım ve yayınevleri ücretli basmak için bekliyordu. Bu ticaretin kurbanı olmamak adına emeğimi hibe etmeden sabırla bekledim. Nihayet doğaçlama gelişen bir tanışma ile yayıncım sponsor olmak istediğini söyledi. Böylece yayın dünyasında yerimi almış bulundum.

* İnsanların çoğu "hayatımı yazsam roman olur" der. Sizce herkes kitap yazabilir mi? Yazmak bir yetenek midir? 
- Yazmak bir yetenek ve özveri gerektirir. Bu zorlu süreçte rekabeti de azımsamamak gerek. İnsanın yazmak için en güçlü kozu yeteneği ve tutkusudur. Bunlar olmadan yazsam roman olur diyen şuur yazarlığa değil hayatına atıfta bulunduğu içindir ki bu söze itibar edilmez.

* Yazma ritüelinizden bahseder misiniz? Mesela hangi ortamda, hangi metaryallerle, hangi müzikle ve nasıl bir coğrafya da yazmayı tercih edersiniz? 
- Öyle pek bir tercihim yok. Benim için en önemli olanı sessiz ve huzurlu bir ortamın olmasıdır. Tabi bir de masa başında yazarken daha verimli sonuçlar alıyorum. Çayım her zaman masamda olmalı, klasik müzikle de önce deşarj olmalıyım.

* Yazmak isteyen ancak nasıl yazmaya başlaması gerektiğini bilmeyenler için tavsiyeleriniz var mı? 
- Yazmak yüreğin bu açlığına kulak vermesiyle başlar ve tutkuyla da devam eder. Bu ihtimamla yazmalı ama yazma yetilerini kontrol etmelidir. Sadece ünlü ve popüler olmak için yazmak estetik kaygıdan uzak ve edebiyatla ilişkisi olmayan bir yığın müsvetteyle sonuçlanır. Herkes yazar olmak zorunda değil. Kim hangi yeteneği varsa onunla haşrolmalıdır. Dolayısıyla bunların muhakemesini yaparak bu yola girmek onun faydasına olur.

 * Bir gün kurgu olmayan bir şey yazmayı düşünüyor musunuz?
- Kurgudan kastınız nesir türleriyse hayır hiç düşünmedim. Ben sanat insanıyım. Estetiğin olmadığı bir yazıyı kaleme alsam dahi bunu ancak çok önemli bir amaç uğruna yaparım. Bu hiç yapmadığım anlamına da gelmez tabi.

* Bir yazar olarak okuduğunuz ve beğendiğiniz yazarlar kimler?
- Yeni yazarlar keşfediyorum. Ve her keşfettiğimde aslında ne kadar çok az okuduğumu düşünüp eski beğendiğim yazarları rafa kaldırıyorum. Ama hiç bir zaman değişmeyecek bir yazar varsa kalbimde o da Mevlana'dır. Onun kisvesi benim oluşumuma ve yoluma çok uyumlu bir zemin diye düşünüyorum.

* En son hangi kitabı okudunuz?
- Şu an okuduğum iki kitap var elimde. Biri Ümit Gürbüz'ün Kader kitabı diğeri ise Divan Edebiyatı'ndan seçme şiirler kitabı.

* Yayımlanan tek kitabınız var. Son kitabınızın yayımından biraz zamanda geçmiş. Yakında yeni kitap veya yeni projeler var mı? 
- Evet, ben öyle her ay kitap çıkarma hevesinde olan bir yazar değilim. Okurum beni yıllar sonra başka bir kitap dahi çıkarsam unutmaz. Ben kalemime güvendiğim için kitabımı da sindirerek yazıyor ve uygun zamanda okura sunuyorum. İkinci kitap çalışmam var elbette. Her yeni kitapta bir adım önde ve iddialı olduğumu biliyorum. Çünkü kendimi geliştiren bir yazarım. 

* Asıl mesleğiniz nedir?
- TDE mezunuyum. Nasip olursa öğretmenlik.

* Yazmak sizin için hayat boyu sürecek serüven mi? Yoksa yazmayı bırakmayı düşündüğünüz bir zaman var mı?
- İkisini de iddia edemem. Hayat bu belli mi olur? Şu anda yazmanın keyfini sürüyorum. Çünkü emek vererek sevgiyle yazıyorum bu da benim için gurur verici.

* Günümüzde gençlerin sosyal medya sitelerinde çok zaman geçirmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Faydasını görmek de mümkün olduğu gibi zararını da azımsamamak lazım. Evvela küçük bir zaman dilimi kullanarak faydalı olduğunu düşündüğü şey için harcamalıdır.

* Günümüz gençliğine üç tavsiye verecek olsaydınız bunlar ne olurdu?
- Oku, çünkü evren bilgi okyanusuysa sen boğulmamak için kulaç atmayı öğrenmelisin. Okut, çünkü insanoğlunu doğru yetiştirmek için dünya şartları uygun değil. Sev, çünkü hayat bu duyguyu tatmadan ölmek için çok değersiz.

* Kitaplarınızda yayımlandıktan sonra şunu yazsaydım ya da şunu yazmasaydım dediğiniz oldu mu?
- İlk kitabım olduğu ve diğer baskılarda buna muvaffak olacağım için olmadı. Ama doğru yayınevi konusunda sıkıntılar yaşıyorum. Bu da tüm yazarların ortak derdi.

* Yazmadığınız zaman ne yaparsınız?
- Derince düşünürüm. İnançlarıma ve hayat felsefeme bağlı biriyim. Düşünmek bana iyi geliyor. Kendi iç dünyama dalıp oradan kazasız çıkmak bana iyi geliyor. Çünkü düşünmeyen insan iç kazasını çokça yaşar. Tabi yeme, içme,  gezme kastıyla sormadıysanız cevabım bu. :)

* Kitap fuarlarıyla ilgili düşünceleriniz nelerdir?
- Kitap fuarları okur, yazar buluşmasının en popüler yolu. Fakat keşke her yazar gerçekten bu güzelliği hakkıyla yaşabilseydi. Maalesef adaletsiz dünyanın bu alanda da etkisi oldukça fazla.

* Hayatınız boyunca yaşadığınız pişmanlık var mı?
- Pişmanlığım yok ama çaresizliğim var. Elimde olmayan sebeplerle insanları üzmekten nefret ediyorum.

* En büyük korkunuz nedir?
- Ailemi kaybetmek!

* Aşk sizce nedir? İlk görüşte aşk var mıdır?
- Aşk sadece kör bir dilencidir. Dileğini söyler ve avucuna para verene dua eder. Sonra daha fazlası için arkasından da dua etmeye başlar. Oysaki âmâ dilenci,  parasını alan başka bir elin varlığından bîhaberdir. Daha fazlasını bekler durur. Sonunda tüm dünya malından olur ama duası dilinde kalır,  arkasından baktığına...

* Okurlarınızla aranızda nasıl bir bağ var?
- Sevecen ve samimi.

* Ulaşamadığınız biri ile sohbet etme şansınız olsaydı bu kim olurdu? Neden?
- Peygamber efendimiz olurdu. Çünkü ona danışmak istediğim çok önemli bir derdim var.

* Hayatta en çok kıymet verdiğiniz kişi?
- Annem

* Son olarak eklemek istedikleriniz var mı ya da okurlarınıza mesajınız var mı?
- Hayat gailesinde kaybolmak yerine bir amacınız olsun ve o amacı hedef edinip çabalayın. Çaba zaferin göz yaşıdır. Sevgiler...

Emine Hanım keyifli bir sohbet oldu. Umarım ilerleyen zamanlarda sizi yine bloğumda konuk edebilirim. Zaman ayırıp röportaj yaptığınız için tekrar teşekkür ederim. Yolunuz açık, okurunuz bol olsun.

Yorumlar

  1. Güzel bir röportaj olumuş samimice cevaplar vermiş yazarımız . Galiba o da atanmayı bekliyor .

    Yazmak sizin için hayat boyu sürecek serüven mi? Yoksa yazmayı bırakmayı düşündüğünüz bir zaman var mı?
    - İkisini de iddia edemem. Hayat bu belli mi olur? Şu anda yazmanın keyfini sürüyorum.

    YanıtlaSil
  2. Tez vakitte atanır inşallah. Edebiyata gerçekten değer veren öğretmenlere ihtiyacı var çocukların.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitaplara Kaçanlar;
      İnşallah:) Çok teşekkürler :)

      Sil
  3. Emine Tanırgan Röportajından çok keyif aldım. Kendisini kutları m. Böyle genç yaşta güzel eserler ortaya koyduğu için.

    YanıtlaSil
  4. Yazarımızın yolu açık olsun, bu güzel röportaja da kocaman teşekkürler! ^-^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tuğçe;
      Amin inşallah canım. Biz teşekkür ederiz :)

      Sil

Yorum Gönder