17 Aralık 2018 Pazartesi

Pia Röportajı

Merhabalar

Soğuk kış günlerinin kendini iyice hissettirdiği Aralık ayında sıcacık yazar röportajlarımızla yeni bir haftaya başlamaya devam ediyoruz.
Bu hafta çok tatlı bir yazar konuğumuz var. Sevgili Pia Hanım. Kendisinin enerjisine hayran kalmamak elde değil. O zaman buyurun keyifli sohbetimize.

Yeni yazılarımda görüşünceye dek, kendinize çok iyi bakın. Enerjinizin hiç bitmediği bir hafta olsun.

Hoşçakalın.

Pia Hanım öncelikle bloğuma hoşgeldiniz. Bu güzel röportaj için şimdiden teşekkür ederim. Dilersiniz sorularımıza geçelim.

Kısaca kendinizden bahseder misiniz?  
Ben Pia.. Her şeyden önce anne, sonra evlat, kadın, kalem, yazar, okur, ve insan olmaya çalışan bir yaratılan.

Yazmaya ne zaman başladınız? 
Çok klişe olacak belki ama kendimi bildim bileli yazıyorum. İlkokulda başladım  kompozisyon yarışmalarına katılmaya. Hep yazdım. Annemle tartıştığımda bile mektuplar bırakırdım ceplerine :)

Kitap yada genel olarak yazma konusunu nasıl seçiyorsunuz? Etkileşim var mı? Yoksa tamamen tesadüf mü? Yani kurguyu önceden mi belirlersiniz? Yoksa bütün olay örgüsü siz yazdıkça mı gelişir?  
Beni etkileyen herhangi bir olay kitaba dönüşebiliyor. Oturup şunu yazayım diyerek yazdığım olmadı hiç. Bir cümleden, bir görselden, bir insandan, doğadan bile kıvılcım alabiliyorum. Zaten önce kafamda yazıp bitiriyorum kitaplarımı, sonrasında kağıda dökülüyor cümleler.

Kimsenin okumayacağını bilseniz bile yazmaya devam eder miydiniz? 
Kesinlikle ederim. Yazmak benim için bir iç döküm, terapi, yaşam biçimi artık.

İlk kitabınızı çıkarmaya nasıl ve ne zaman karar verdiniz?  
İlk kitabımı sevgili İpek Tenolcay'ın ısrarı ve beni teşvik etmesiyle çıkardım. Hiç yazmak aklımda yokken onun bana "Boncuk sen yaz, kimse okumazsa ben okurum" demesi ile güç aldım. Sonrasında Sevgili Yelda Cumalıoğlu'nun beni Destek ailesine dahil etmesi ve beş kitap :) 

İnsanların çoğu "hayatımı yazsam roman olur" der. Sizce herkes kitap yazabilir mi? Yazmak bir yetenek midir?  
Ben hep şunu söylüyorum yazmak değil kendini okutabilmek asıl yazarlık. Yani herkes bir şeyler yazar ama kendini okutabilmek, okuttuklarını sevdirebilmek asıl yetenek.. Ve evet kesinlikle yetenek.. 

Yazma ritüelinizden bahseder misiniz? Mesela hangi ortamda, hangi metaryallerle, hangi müzikle ve nasıl bir coğrafya da yazmayı tercih edersiniz?  
Hiç ritüelim yok sanırım benim. Telefonda konuşurken bile kitap yazabiliyorum ben. Zaten dediğim gibi her şeyden önce anneyim, oturup kendime ortam sağlama lüksüm yok. Sanırım bu konuda avantajlıyım biraz. Yazı ya da ilham bana gelsin diye beklemedim hiç. kafamdaki bir paragrafı kalemi elime alınca bir kitaba dönüştürebiliyorum.. 

Yazmak isteyen ancak nasıl yazmaya başlaması gerektiğini bilmeyenler için tavsiyeleriniz var mı?  
İlk adım çok iyi bir okur olmak. Zira kelimelere hakim olmak için çok sağlam bir birikimi olmalı insanın. Öyle kurallı yazanlardan değilim. Sonundan, ortasından da başlayabilirim kitaba. Zaten kalem yazdıkça bilenen en iyi silahtır bana göre.. Kelimelerle aranız iyiyse ve iyi bir okursanız doğaçlama şekillenir hikayeniz.

Bir gün kurgu olmayan bir şey yazmayı düşünüyor musunuz?  
Ben genelde kurgu olmayan şeyler, birebir yaşanmış ya da izlenmiş hayatları yazıyorum zaten.. Daha samimi geliyor bana kurgusuz kurgular :))

Bir yazar olarak okuduğunuz ve beğendiğiniz yazarlar kimler? 
Sevdiğim çok yazar var. Mesela son çıkan kitabımda dokunduğum Virginia Woolf, Sylvia Plath, Nilgün Marmara.. Edebiyatın üç yaramaz kızı.. Sonra Didem Madak, Hakan Günday, Umay Umay, Edgar Allan Poe ve daha nicesi, bu liste uzar gider.

En son hangi kitabı okudunuz? 
Lale Müldür - Anne ben barbar mıyım? 

Yayımlanan beş kitabınız var. Son kitabınızın yayımının üstünden biraz zamanda geçmiş. Yakında yeni kitap veya yeni projeler var mı?  
Ocak ayında hem yeni kitabım, hem de daha önce yazmış olduğum Üvey Kırmızı isimli kitabımın tiyatro oyunu buluşacak sevenlerimizle.

Asıl mesleğiniz nedir? 
Ben siyasal okudum ve İstanbul genç oyuncular topluluğunda oyunculuk yaptım. Sonrasında evlilik ve çocuk sürecinde çalışmadım hiç. Boşandığımda 12 yıl boyuca vasıflı ev kadınlığı yapmış bir anneydim. Şimdi ne yapabilirim dediğim anda da kalemime sarıldım. Şu an kalemin dokunabileceği her yerdeyim. Tiyatro oyunu, kitaplarım, şarkı sözlerim, senaryolarım ve bir çok kitapta editör olarak geçen adım var.

Yazmak sizin için hayat boyu sürecek serüven mi? Yoksa yazmayı bırakmayı düşündüğünüz bir zaman var mı? 
Hiç yok. Ben yazmadan duramam ki :) Kızdığımda, sevindiğimde, üzüldüğümde, heyecanlandığımda, her duygumda sığındığım, sarıldığım liman benim için kalemim.

Günümüzde gençlerin sosyal medya sitelerinde çok zaman geçirmesini nasıl değerlendiriyorsunuz? 
Maalesef genç, yaşlı herkesin sosyal medya bağımlılığı var. Andoridleşiyoruz gitgide. Adı sosyal olsa da antisosyalleştiriyor bu mecraalar. Hayattan kopuyoruz ve bu çok üzücü. İnternet gerektiği gibi kullanıldığın çok iyi bir kaynak olsa da günümüzde çok fazla hayatımızda. Ürkütücü bir şekilde de ele geçirmeye devam ediyor hayatımızı.

Günümüz gençliğine üç tavsiye verecek olsaydınız bunlar ne olurdu? 
Okumak, değerlerine sahip çıkmak ve hayata sarılmak.. Bu üçü güzelleştirecek dünyamızı.

Kitaplarınızda yayımlandıktan sonra şunu yazsaydım yada şunu yazmasaydım dediğiniz oldu mu? 
Şunu yazsaydım dediklerimi yeni kitaplarıma saklıyorum, yazmasaydım dediğim hiç olmadı.

Yazmadığınız zaman ne yaparsınız? 
Özel hayatıma zaman ayırmaya çalışıyorum. Dostlarım, sevdiklerim, ailem ve tabii harici olarak etkinlik takvimlerim var yetişmek zorunda olduğum. Sanırım genel olarak bakınca yazmadığım zamanlarda da yazmakla ilgili işler yapıyorum yine :)

Kitap fuarlarıyla ilgili düşünceleriniz nelerdir? 
Son yıllarda ciddi derecede sayıları arttı ve bu çok sevindirici bir gelişme. Artık sadece kitap vasıtasıyla yüreklere dokunmuyoruz, okuyucularımızla birebir iletişimdeyiz ve bu çok güzel.

Hayatınız boyunca yaşadığınız pişmanlık var mı? 
İllaki vardır, olmaz olur mu? Herkesin vardır kıyıda köşede kalmış beynini tırmalayan keşkeleri. Ben sadece hayıflanmak yerine avantaja çevirmeyi bildim pişmanlıklarımı. Kitaplaştırdım onları :)) 

En büyük korkunuz nedir? 
Sevdiğim insanların zarar görmesi. Gerçi sevdiğim demek de doğru değil yaratılan her şeyin zarar görmesi ürkütüyor beni. 

Aşk sizce nedir? İlk görüşte aşk var mıdır? 
Benim için aşk biraz daha geniş kapsamlı bir duygu. Sadece partner değil her şey aşk. Bir şiire bile aşık olabiliyorum ben. Belki de hayat tecrübesi ve ilerleyen yıllar mutasyona uğrattı bu duyguyu bende. 20 li yaşlarda duysaydım bu soruyu cevabım çok farklı olabilirdi ama şu an 40 yaşındayım ve aşk evrensel bir duygu benim için. İlk görüşte aşık olduğum çok şey var, o nedenle evet var sanırım :) 

Okurlarınızla aranızda nasıl bir bağ var? 
Aileyiz biz, içinde binlerce güzel yüreği barındıran koskoca bir aile. Az evvel kötülediğimiz sosyal medyanın iyi yanları burada çıkıyor işte. Artık kimse ulaşılmaz değil sosyal medya sayesinde ve biz bunun güzelliklerini çok iyi yaşıyoruz. Mesela hangi şehre gidersem gideyim açık kapılarım var beni bekleyen. Etkinliklerimi takip eden okuyucularımla  çok sıkı bağ kurduk. Kahve sohbetlerimiz, gezilerimiz, yemeklerimiz var. Çok güzel bir aileyiz biz.

Ulaşamadığınız biri ile sohbet etme şansınız olsaydı bu kim olurdu? Neden? 
Kesinlikle Atatürk. Atatürk'ü Atatürk'ten dinlemekten daha büyük bir onur olur muydu?

Hayatta en çok kıymet verdiğiniz kişi? 
Ailem. Annem, babam, kızım, hayatımdaki muhteşem adam, köpeğim Hera.. Ve tabii ki dostlarım hangi birini sayayım ki :)

Son olarak eklemek istedikleriniz var mı ya da okurlarınıza mesajınız var mı? 
Okumak diyorum okumak. Okumak kurtaracak dünyayı, okumak güzelleştirecek hayatı. Beni okumak zorunda değilsiniz ama mutlaka bir şeyleri okuyun, anlayın. Tabii beni de okuyun, çok güzel hikayelerim var sizlere dair, başrolünde olduğunuzu bilmediğiniz :) 
Bir de Ocak ayında Trend Yayınevinden çıkacak olan asi ve deli kitabımız "Sen Kim Köpek" raflarda yerini alacak. İçindeki öfkeyi evcilleştirmek isteyen herkese okumalarını tavsiye ediyorum.. Ve tiyatro severler.. Sizler için de "Üvey Kırmızı" sahnelerde yerini alacak, bekliyorum herkesi..
Seviyorum sizi..
Pia Hanım keyifli bir sohbet oldu. Umarım ilerleyen zamanlarda sizi yine bloğumda konuk edebilirim. Zaman ayırıp röportaj yaptığınız için tekrar teşekkür ederim. Yolunuz açık, okurunuz bol olsun.
Ben teşekkür ederim. Bu keyifli sorulara cevap hakkı tanıdığınız için. Mutlu kalın...

30 yorum :

  1. Gayet hoş güzel sıcak bir sohbet olmuş tek katılmadığım yer yazmakla yazar olunmaz bölümü okunmak da önemli tabiki önemli ama ben katılmadım pia hanıma ve size teşekkürler saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sessiz Haykırış;
      Yazmakla yazar olmak konusuna da açıklık getirmiş zaten. Kendini okutabilmek mesele :)

      Sil
  2. Benimdecevabım Mustafa Kemal Atatürk olurdu

    YanıtlaSil
  3. Beyda blogunda en çok sevdiğim bölüm röportaj bölümü. Farklı yazarlar bakış acımı değiştiriyor en önemlisi beni hayata bağlıyor.. Yıllardır yazma isteğim var ama bir türlü başlayamadım.Yazarlar hep ilham verici..Yazarımıza yürekten başarılar diliyorum.Sanada çok teşekkür ediyorum bu güzel yazarları bize tanıştığım icin

    YanıtlaSil
  4. Zengin bir sohbet;teşekkürler Beyda...Enson okuduğun kitap tanıtımı;Katip Bartleby,herkese hediye edilebilecekler arasına koyalım onu:)) Bir de,kurgu da olsa;onla bir röportaj isterim;çok değerli bir eser;yapmamayı tercih ederim;sözcükleri hiç bu kadar olmamıştı:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güven Serin;
      Aslında çok güzel olurdu ama telife falan girerse çok başım ağrır. Ben o kitabın halen daha etkisindeyim.

      Sil
  5. çok teşekkürler keyifle okudum bilgilendim...sevgiler...

    YanıtlaSil
  6. Yazmak değil kendini okutabilmek...çok isabetli bir tespit ve harika bir röportaj :)

    YanıtlaSil
  7. hüç duymadığım biri ama ne eğlenceli biriymiş. seçtiği yazarlar ise hep asiler :)

    YanıtlaSil
  8. Güzel bir röportaj olmuş benden başka röportaj yapan blog sayfalarınıda görmek güzel uzun bir içerik olmuş fakat okurken gözleri sayfanızın düzeni malesef çok yoruyor gözleri yazı font düzeltmeniz rica edicem yazılar çok küçük büyük bir kitleye hitap ediyorsunuz ve kalın yazı stilini soru cümlelerinde kullanırsanız çok güzel olur başarılar dilerim blog sayfanız responsive yaparsanız mükemmel olur iyi günler dilerim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. jdsezer;
      Çok teşekkürler. Bundan daha büyük olanı da çok büyük oluyor. En uygun olanı bu. Yine de yeniden gözden geçireceğim. :)

      Sil
  9. Böyle güçlü hemcinslerimi seviyorum.Yolu her daim açık olsun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yurdagül;
      Kadınların başarılı olmasından bende çok mutlu ve gururluyum canım. Çok teşekkürler :)

      Sil
  10. Çok güzel bir röportaj olmuş.Tebrikler...

    YanıtlaSil
  11. Resimden pozitif enerji yansiyor. Cok güzel bir röportajdi 🤗

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Derya;
      Evet çok pozitif gerçekten. Çok teşekkürler :)

      Sil
  12. Teşekkür ederiz bu güzel röportaj içinn. :)

    YanıtlaSil
  13. Ne sıcak ve hoş bir sohbet olmuş. Okurken çok keyif aldım. teşekkürler.:)

    YanıtlaSil
  14. Tüm içtenliğimle söylüyorum: Röportaj okumayı çok seviyorum. Başka insanları tanımak bu insanların deneyimlerini okumak bana ilham veriyor. Teşekkürler bu güzel röportaj için Beyda Hanım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İbrahim Erdoğan;
      çok teşekkürler. Bende röportaj okumayı çok seviyorum :)

      Sil