Ana içeriğe atla

Alejandro Zambra - Eve Dönmenin Yolları Kitap Alıntısı

Dün gece saatlerce yürüdüm. Yeni bir sokakta kaybolmak istiyor gibiydim. Mutluluk içinde tamamen kaybolmak... Ama kaybolmadığımız, kaybolmayı beceremediğimiz anlar vardır.
Her ne kadar sürekli yanlış yönlere sapsak da. Bütün kerterizleri kaybetsek de. Geç olsa da ve yola devam ederken söken şafağın ağırlığını hissetsek de. Ne kadar uğraşsak da kaybolmayı beceremediğimiz, kaybolamadığımız anlar vardır ve belki de kaybolabildiğimiz zamana özlem duyarız. Bütün sokakların yeni olduğu zamana.

Birkaç gündür aklıma Maipü manzarası geliyor, bitişik nizam evlerden, ateş tuğlalarından, marleylerden oluşan o dünyanın görüntüsünü, uzun yıllardır yaşadığım eski sokaklarınkiyle karşılaştırıyorum, bu evler birbirlerinden ne kadar farklı - kiremitler, parkeler, bana ait olmayan ama yine de aşinalıkla arşınladığım bu soylu sokakların görünümü. İnsanların, gerçek yörelerin, kaybedilen ve kazanılan savaşların isimlerinin verildiği sokaklar, yoksa uydurma geçitler, içinde birden büyüyüverdiğimiz o yalan dünya değil.

Bu sabah Intercomunal Parkı'ndaki banklardan birinde kitap okuyan bir kadın gördüm. Yüzünü görmek için karşısına oturdum ama imkânsızdı. Kitap, bakışını içine çekiyordu, bazı anlarda onun da durumun farkında olduğunu düşündüm. Kitabı bu şekilde -dirsekleri hayali bir masaya dayanmış, her iki eliyle birden tam göz hizasında- tutarak saklanıyordu.

Beyaz alnımı ve sarımtırak saçlarını gördüm ama gözlerini hiç göremedim. Kitap peçesi, nadide maskesiydi.

Uzun parmakları kitabı tıpkı ince ve sağlıklı dallar gibi tutuyordu. Bir an ona o kadar yaklaştım ki, biraz önce yenmiş gibi duran bakımsız tırnaklarını bile gördüm.

Varlığımı hissettiğine eminim ama kitabını indirmedi. Gözlerini birinin gözlerine dikmişçesine kitabı tutmaya devam etti.
Okumak yüzünü kapamaktır, diye düşündüm.
Okumak yüzünü kapamaktır. Yazmaksa yüzünü göstermek.

Yorumlar

Yorum Gönder