10 Ağustos 2017 Perşembe

Franz Kafka - Dönüşüm

Merhabalar

Bir sabah böcek olarak uyansaydınız ne yapardınız? Franz Kafka'nın dönüşüm kitabı aynen bu şekilde başlıyor. Gregor Samsa korkulu kabuslarından bir sabah böcek olarak uyanır ve bundan sonra da olaylar patlak vermeye başlar.
Franz Kafka'nın okuduğum ilk kitabı. Kafka'nın farklı bir yazım dili ve bakış açısı var. Kitabı okurken aslında toplum olarak iletişimsizliğimizi de görüyoruz. Nasıl konuşamadığımızı, nasıl olaylara sessiz kaldığımızı ve bize hazırlanan sonlara da bir o kadar seyirci olduğumuza ve boyun eğdiğimize şahit oluyoruz.

Franz Kafka bu eserini 1915 yazmış ve bu zamana kadar eseriyle ilgili bir çok tez yazılıp, yorum yapılmış. Kitabı beğenenler olduğu kadar beğenmeyenleri de çok ancak bu kitabı okurken somut olarak değil de, soyut olarak okumayı denersek sanırım kendimize bir şeyler katmış oluruz. Üzerinde bu kadar çok yazılıp, çizilip, konuşulan eserle ilgili insanlar fikir ayrılığına düşse de kendini vererek okunduğunda çok şeyler katan bir kitap. Hele ki sonunda ailenin hiçbir şekilde tepki vermemesi, hayatlarına kaldıkları yerden devam etmeleri de aslında toplum olarak ne kadar sürü psikolojisinde, ne kadar tepkisiz kaldığımızın da açık bir kanıtı. 

Kitapla ilgili olarak Franz Kafka'nın kendi hayatından esinlenerek yazdığıyla ilgili söylemlerde var ancak ne kadar doğrudur bilemiyorum. 

Kitabı okumak için sakin bir mekan ve sakin bir kafaya ihtiyacınız olacak. Zira kendinizi vererek okumak, Gregor Samsa'nın yaşadıklarını anlamanıza ve hissetmenize yardımcı olacaktır. Franz Kafka'nın Milena'ya Mektuplar ve Dava kitaplarını da kısa sürede okumayı planlıyorum.

Hepinize mutlu bir gün olsun. Yeni yazılarımda görüşmek üzere.Okumaya devam.

Hoşçakalın.

Tanıtım Bülteninden

Gregor Samsa, bir sabah, huzursuz edici rüyalarından uyandığında, devasa bir böceğe dönüşmüş olarak kendini yatağında buldu. Bir zırh kadar sert sırtının üzerine uzanmış, öylece duruyordu. Kafasını biraz kaldırıp baktığında, kahverengi bir kubbeyi andıran, boğum boğum olmuş ve tıpkı sırtı gibi sertleşmiş karnını gördü.
Üzerindeki battaniye ha düşmüş ha düşecek gibiydi.
Devasa vücuduyla kıyaslandığında acınacak derecede ince olan çok sayıda bacak, gözlerinin önünde umutsuzca çırpınıyordu.
Bakışlarını pencere yönüne çevirdi. Kasvetli hava(metal pencere pervazına çarpan yağmur damlalarının sesini duyabiliyordu) Gregor’u melankolik bir ruh hali içerisine sokmuştu. “Neden uyumaya devam edip tüm bu saçmalığa bir son vermiyorum,” diye düşündü. Ama bu son derece mantıksız bir düşünceydi, zira o, hep sağ yanının üstünde uyurdu ve içerisinde bulunduğu durum göz önüne alınacak olursa, kendini döndürebilmesi pek mümkün gözükmüyordu.
Sağa dönmeyi ne kadar denerse denesin kendini hep aynı sırtüstü pozisyonda buluyordu. Herhalde gözlerini kapayıp (böylece kımıl kımıl hareket eden bacaklarını görmek zorunda kalmayacaktı) yüz kere denemiş olmalıydı. Ve yan tarafında daha önce hiç hissetmediği hafif bir sızı hissettiğinde daha fazla denememeye karar verdi.

Basım Yılı : 2015

Sayfa Sayısı : 88

Panama Yayıncılık
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...