20 Ocak 2017 Cuma

Işıl'ca - Sedat

Merhabalar

Öncelikle bir adet Sedat istiyorum diye söze başlamak istiyorum. O nasıl güzel sevmektir. O nasıl aşktır. Resmen bittim.
Duygu, Ali'm ve Bekir'den sonra yazara o kadar baskı yapıldı ki; sevgili yazarımız tamam Sedat'ı da yazıyorum dedi. İyi ki de demiş ve seriye de muhteşem bir final yapmış. Sosyal medya üzerinden de kendisini takip ettiğimden, gerçekten çok özverili bir şekilde bu kitabı yazdığını biliyorum. Emekleri ve bize bu kitabı verdiği için teşekkürlerimi sunuyorum.

Seri'nin ilk kitabı Duygu'yu okuyanlar bilirler. Sedat orada herkesin beğenisini kazanmıştı ancak Duygu'ya olan aşkı konusunda Sedat ağzından bir şey yazılmadığı için herkes meraktaydı. Sedat Kara'nın geçmişinden başlayarak yazar bize Sedat Kara'nın nasıl Sado olduğunu anlatmış. Diyarbakır'dan İstanbul'a uzanan Sado hikayesinde Hüsnü Baba'ya bayıldım. Sedat'ın İstanbul ve Diyarbakır'ı alması ise zaten başlı başına bir olay. Sado'nun Sado kimliğini bulmasında Şehmuz'un rolü ise paha biçilemez ki, sevdiğim karakterlerden biri oldu kendisi. Haşim onu hiç sevemedim en başından beri. Haklı da çıktım ne yazık ki. Ali'm ise bu kitapta nasıl Sado'nun hayatına girdi? detayları ile sindire sindire okuduk. Ali'm burada çok kandı. Bekir yine candı. Ah Bekir ah. 

Sedat'ın hayatını okurken, Duygu'ya olan aşkını nasıl yaşadığını görünce gerçekten vay be dedim. İnsan böyle candan severse, sevilen ne kadar şanslıdır öyle değil mi?

Sedat Kara'nın geçmişi nedir? Nasıldır? Şehmuz Baba'ya rastlaması nasıl olmuştur? bu kitapta hepsini okuyoruz. Kitap geçmiş ve gelecek arasında köprü kurularak yazılmış. Yazarın yazım tarzı bu kitap için yerinde olmuş. 

Her ne kadar insanlar burada Serap doktoru sevmemiş olsalar da ben kadını mertliğinden ve açık sözlülüğünden dolayı sevdim. Diğer hususlara değinmiyorum. Tasvip etmedim. İğrenç Serap.

Necati'yi de sevdim bu kitapta. Adama verin tencere ve malzeme sürekli yemek yapsın. Bende açıkçası bu kafadan istiyorum. Birde halay ekibi. 

Sado'nun Duygu'sunu koruyamama endişesini bu kitapta daha iyi anladık. Ve sevgili Işıl Hanım sen ne iyi ettin de Sedat gibi bir adamla final yaptın. Gerçekten finalin on numara beş yıldız. Hele o final yok mu? Ben resmen eridim. 

Serinin tüm kitaplarını şiddetle tavsiye ediyorum. Bir Türk Masalı serisi maalesef Sedat ile bitti. Ama ben inanıyorum ki sevgili yazar, yeni Sedat, Duygu, Ali'm ve Bekir'ler ile hayatımızı süslemeye kendisine ve kalemine hayran bırakmaya devam edecek. Keşke bitmeseydi dediğim bir seriydi ama bitti. Umarım çok beklemeden yeni kitapları ile birlikte oluruz. Işıl Hanım'ın okumadığım iki kitabı daha var. Kitaplığımda mevcut ancak biraz süre geçmesini bekliyorum. Köle ile Kan ve Aşk kitaplarını da kısa zamanda okuyup bloğumda paylaşmayı ümit ediyorum. Bu arada Sedat çıkar çıkmaz okudum ancak yazıyı maalesef yeni yazabildim. Bunun içinde üzgünüm.

Bol okumalı günler. Kendinize çok iyi bakın. Allah'a emanet olun. Hoşça kalın.

Tanıtım Bülteninden

AŞK...

Ya var olacak hayatında ya da yok. Ortasında durmayacak İlkbahar Duygu’yu anımsatır... Sonbahar Bekir’i... Kış gibidir Ali’m sert ve bıçkın... Yaz beklenir güneş gibi Sedat gibi...

Bir taş daha koy yüreğinin kıyısına Sedat. Masumiyetine inen her darbeyi bir zırh gibi geçir üzerine. Görmesinler canının yandığını, duymasınlar acıdan kahrolup yitip gittiğini. Geçilmez bir duvar inşa et acılarını harç edip, kimse kıramasın kalbinin çeperini, kimse göremesin içerde saklananı. Geçit vermez bir dağ gibi dur ayakta, amansız bir tufan ol, yangın ol kaderin önünde. Olur da bir gün sızarsa biri o zırhın içine: yağmur ol, güneş ol, yüreğine nefes ol. Aşk ol Sedat. Bırak dokunsun yaralarına, acılarına merhem olacak canana can ol. İyiyim ... İyiyiz ... Biz hep iyi oluruz...


Basım Yılı : 2016

Sayfa Sayısı : 592

İndigo Kitap
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...