14 Nisan 2016 Perşembe

Lemariz Müjde Albayrak - Hissiz


Merhabalar

Hissiz kitabını kitaplığıma ekleyeli çok uzun zaman olmasına rağmen, okumaya maalesef çok fazla kitap olduğundan dolayı yeni sırası gelenlerden.



O annesinin taktığı isimle "Şeytan". Alexander Romarov. Çocukluğu annesi yüzünden hiç iyi geçmemiş ve kendi kendine insanlara güvenmemesi gerektiğini, hatta hissetmemesi gerektiğini söyleyen ve bu konuda kendisine söz vermiş biri. Kadınları sadece amacı doğrultusunda kullanıp, sonra da arkasına dönüp bakmayan, acımasız, kalpsiz, aşka ise asla inanmayan biri. Bir tek güvendiği kişi Adrian.

Heaven ise anne ve babasını uçak kazasında kaybetmekle kalmamış, aynı kazadan sadece kendisi sağ çıkınca konuşmayı da bırakmıştır. Eğer konuşmaya başlarsa anne ve babasının bir daha onun rüyalarına gelmeyeceğini düşünmekte, aynı zamanda da tüm dünyanın kötülüklerinden kendisini bu şekilde koruduğuna inanmaktadır. Derdini, sevincini, üzüntüsünü yazarak anlatmaktadır. Ailesi diyebileceği tek kişi olan dedesi ile çiftlik evinde yaşamaktadır. Dedesi onu tüm dünyanın kötülüklerinden korumak adına çiftlik evinde dünyadan uzak büyütmüştür. Ancak bu yaptığının çok yanlış olduğunu ölüme günden güne yaklaşmasıyla anlamaya başlamıştır. Heaven'ın güzelliği nedeniyle her ne kadar küçük çaplı bir yerde yaşasalar da, Heaven bir türlü yalnız bırakılmaz. Etrafında yiyecek gibi bekleyen, sadece istediğini almaya çalışan aç kurtlar nedeniyle dedesinin içi hiç rahat değildir. Çiftliğin aynı zamanda da borcu vardır. Alexander ise çiftliği almak istemektedir. Fakat Heaven'ın dedesi Alexander'ın hiçbir gelen adamına çiftliği satmaz. Alexander için artık zaman kalmamıştır ve çiftliği almaya kendisi gidecektir. Çiftlik acaba Alexander için gerçekten geçmişin bir hesaplaşması mıdır? Peki Alexander geçmiş hesaplarla boğulurken kendisini nasıl bir düzeneğin ortasında pimi çekilmiş bir bomba gibi bulacaktır?

Müjde Albayrak'ın okuduğum ilk kitabı. Yazarın anlatım tarzını ve kalemini sevdim. Ancak beni aşırı derece de rahatsız eden şey, maalesef yazım hatalarıydı. Normalde çok fazla takılan biri olmama rağmen, bariz şekilde gözler önündeydi ki; bu da dikkatimin dağılmasına neden oldu. Bunun dışında kitapla ilgili söylenebilecek çok da fazla şey yok aslında. Sonu tahmin edilebilir olmakla birlikte okunabilir, zevkli bir kitaptı. Kitabın yan karakteri olan Adrian ah Adrian ondan bir tane istiyorum çok tatlıydı. Bir insan hiç mi surat asmaz. Hep mi güler? Adrian ve Jasmine kitabı olan Maske'yi de okudum. Bir aksilik olmazsa yarın da onun kitap yorumunu paylaşabilirim. Neyse gelelim kitaba. Kitapta bir Josephine vardı ki, kadını boğmamak için adeta savaş verdim. Marcus ise garibim Josephine için ölecek ama kadın dönüp bakmıyor. Buzlar Kraliçesi adının hakkını layıkıyla veriyor doğrusu.

Ben sizlere daha da yazarım ama hikayenin tadı, tuzu ve dozu kaçsın istemiyorum. Fakat Hissiz serisindeki karakterleri emin olun seveceksiniz. Duyduğuma göre Josephine ve Marcus'un hikayesi "Yoksun" adıyla Wattpad'de yayınlanmaya başlamış. Kitap olarak çıkar mı bilmiyorum fakat ben bir an önce Buzlar Kraliçesinin hikayesini okumak için sabırsızlanıyorum. Lemariz Müjde Albayrak kalemine sağlık. Yeni kitaplarını bekliyoruz.

Keyifli Okumalar Dilerim.

Tanıtım Bülteninden


Aşkın en derinden, inkâr edildiği yerden ortaya çıkışı! Kendilerini ve birbirlerine duyduğu aşkı çığlık çığlığa ve sessizce inkâr etseler de, aşkları ortalığı yakıp kavuruyor!


Alexander, hissiz, acımasız, yakışıklı, güçlü ve zengin… Daha küçücük bir çocukken öğrendi bütün bu özelliklere sahip olabilmeyi. O hislerini acımasızca rafa kaldırmış, kendi sonuna doğru ilerliyordu. Ama bilmediği, her sonun bir başlangıca gebe olduğuydu.



Heaven karşısına çıktığında bütün inançları ters yüz olurken, kendi sonu birdenbire başlangıcı olduğunda ne yapacağını elbette bilemezdi.



Heaven; masum, saf ve kırılgan bir papatya… Cennetten gelen bu sessiz melek, tüm korkularını kendine zırh yaparak kökleri ile tutunduğu topraklarında, Alexander’ın fırtınasına karşı direnirken, bir aşk ateşi yakmak için geldiğinde asla tek bir yananının olmayacağını bilemezdi.



Var olmadığını zannettiği kalbi boğulurcasına çırpınırken soluksuz kalarak tekrarladı: “Hissetmiyorum, hissetmiyorum, hissetmiyorum…”


Basım Yılı : 2014

Sayfa Sayısı : 528

Postiga Yayınları