21 Aralık 2015 Pazartesi

Vefa Enver - Bana Prenses Deme



Merhabalar

Vefa Enver'in Aşık Kim ve Sana Aşık Değilim kitaplarını okuduktan sonra yazarın okuduğum üçüncü,raflarda yerini alan son kitabı olan Bana Prenses Deme'ye bir göz atalım.


Nil 19 yaşında annesinin göz bebeği babasının ise küçük prensesi bir genç kızdır. 14 yaşından beri babasının şirketinde çalışan Murat'a ise delice aşıktır. Ancak Murat'tan kendisine karşı herhangi bir yakınlık göremez. Bunun nedenini ise, Murat'ın babasının şirketinde çalışmasına bağlamaktadır. Fakat Murat aynı zamanda da nişanlıdır ve Nil'in önünde aşması gereken bir de Murat'ın nişanlısı Gamze engeli vardır. Fakat Nil'e göre Murat kendisine aşıktır ve aşkın önünde hiç bir şeyin duramayacağını Murat'ın da Nil'i fark edeceğini ve Nil'le beraber olacağını düşünür. Bunun için ise en iyi zaman 19.yaş günüdür.

Nil aynı zamanda iç mimarlık okumaktadır. Babasının şirketinde staja başladığı ilk gün babasının iş bağlantısı olan Yiğit'le karşılaşır. Yiğit 34 yaşında hızlı bir çapkındır. Ancak ilk andan frekansları tutmaz. Babasının dilinden düşürmediği bu adam artık evlerinde de sıklıkla görülür hale gelmiştir ve 19.yaş günü de bunlardan biridir. Yiğit'in yaş gününe gelmesi Nil'in sinirlerini bozar ama aynı zamanda da Yiğit'i Murat'ı kıskandırmak için kullanır. Murat Yiğit'in Nil'e olan ilgisini fark eder ve Yiğit'e karşı farklı duygular beslemeye başlar.

Vefa Enver'in bu kitabını sevdiğimi maalesef söyleyemeyeceğim. Nil karakterini okurken içim sıkıldı. Kendisini Murat'a aşık zanneden takıntılı bir çocuk sadece. Her ne kadar kitabın ana konusunu oluştursa da sürekli olarak "Bana Prenses Deme" vurgusu da bir yerden sonra gerçekten sıkıntılı olmaya başladı. Ayrıca Murat'ın nişanlısı Yiğit'in de sevgilisi olmasına rağmen karakterlerin bermuda şeytan üçgeni gibi bir aşk çemberinde olması da açıkçası yorucuydu. Bazı sırlar açığa çıkmaya başladıktan sonra kitap biraz daha hareketlendi. Fakat genel olarak bakıldığında ortada çok mız mız bir Nil karakteri (kalbinde Murat, aklında Yiğit) insandaki okuma duygusunu maalesef öldürüyor. Aslında kitapları eleştirirken ve yorumlarken, yazarın emeğine de haksızlık edeceğimi de düşünerek yazıyorum ama maalesef bu sefer Vefa Enver'in kitabı konusunda hayal kırıklığı yaşadığımı söylemeden edemedim. Keşke daha tempolu bir kitap olabilseydi. Yine de okunmayacak bir kitap tabii ki değil ama ben pek sevemedim. 

Keyifli Okumalar Dilerim.

Tanıtım Bülteninden


Hırs, tutku, kıskançlık ve nefret duyguları arasında beklenmedik bir biçimde filizlenen muhteşem bir aşkın hikâyesini okumaya hazır mısınız?


Babasının biricik prensesi, dünyalar güzeli Nil, bir gün cici kız olmaktan sıkıldığına karar verip çocukluğundan beri âşık olduğu Murat'ı tavlamanın yollarını ararken, kalbini âşık olmayı en son umacağı erkeğe kaptırır.



Aşka inanmayan bir erkek olarak uzun soluklu ilişkilerden kaçınan ve herhangi bir şeye karşı alışkanlık geliştirmek fikrinden nefret eden Yiğit için yenilik, değişiklik, farklı tatları keşfetmek hayatının temel zevkleridir. Ansızın karşısına çıkan Nil'i tecrübesiyle baştan çıkarırken, bu oynadığı oyunda hayatının ve kalbinin kontrolünü tam anlamıyla ona kaptıracağından habersizdir.



Baş döndürücü güzellikte, masum ve tecrübesiz bir genç kızın, aşk oyunlarını teker teker öğrenişini gülümseyerek okuyacak ve âşık olduğunu sandığı erkek ile nefret ettiğini sandığı erkek arasında bocalarken, gerçek aşkı keşfedişine tanık olacaksınız.


Basım Yılı : 2014

Sayfa Sayısı : 480

Ephesus Yayınları
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...