8 Ekim 2015 Perşembe

Müjde Aklanoğlu - Baksana Talihe




Müjde Aklanoğlu'nun Talih serisinin ikinci kitabı olan Baksana Talih kitabıyla sizlerleyim.

Malum ilk kitabını okuyanlar heyecan dorukta ikinci kitabının çıkmasını sabırsızlıkla beklemişlerdi. Zira kitap öyle bir nokta da son bulmuştu ki, bundan sonrasında neler olacağı herkesin merak konusuydu. Bir çok kişi kitabın devamının ne zaman çıkacağı konusunda da yazarı rahat bırakmamışlardı.




Kör Talih kitabını aldığımda arkadaşım çok ısrar ettiği için ona vermiştim fakat bana büyük bir sitemle telefon açıp bu kitabın devamı nerede dediğinde telefonda kalakaldım. Kitabın devamının olduğunu maalesef bilmiyordum ancak kitabı okumamış olmam bir bakıma da iyi de oldu hani. Çünkü devam kitapları olan kitapların devamının ne zaman çıkacağını beklemekten herkes gibi bende belki de daha da fazla nefret ediyorum.

Neyse bu kadar gevezelik yeter Gelelim Baksana Talih kitabımıza. 

Hazal ve Arda'nın hayatla ve kendileriyle sınavları bu kitapta da devam ediyor. Küçük bir tüyo vermeden edemeyeceğim zira ilk kitapta kör olan Arda'mızın burada gözleri açılıyor fakat asıl serüven de bundan sonra başlıyor. Arda gözleri açıldığında her şeyin bambaşka olacağını umarken işler maalesef umduğu gibi gitmiyor ve Hazal ellerinden kayıp gidiyor. Deliye dönen Arda herkese terör estiriyor ama ne estirmek. Deyim yerindeyse neredeyse taş üstünde taş bırakmıyor. Peki Hazal'ın ve Arda'nın Kör Talih'i gerçekten Kör Talih mi? Yoksa kader onlara da gülecek mi?

Baksana Talih kitabıyla ilgili öncelikle belirtmek istiyorum Kör Talih kitabında da belirtmiştim yayın evine ait imla hataları ve özellikle düzeltilmeyen kelimeler maalesef bu kitapta daha da fazlaydı. Sanki hiç düzeltme yapılmadan basılmış hissini uyandırdı. Özellikle Hazal'ın kuzeni Sevil'in isminin iki de bir de Seval olarak değişmesi kitaba kendimi kaptırıp okurken başka birisi daha mı var dememe sebep oldu. Keşke editörlük kısmında daha iyi olunabilseydi. Bunun dışında ilk kitapta belirttiğim ve yine belirteceğim romantik komedi tarzında kitabın çok fazlasıyla duyguya boğulmuş olması ve açıkçası ikinci kitap romantik komediden çok dram içerikli olmuş diyebilirim. Hikaye güzel olmasına karşın maalesef çok fazla duygu yoğunluğu okumak beni sıktı. Daha fazla ikili diyalog okumak açıkçası bana daha çok keyif verirdi. Hikaye de gülümsediğim ve kahkaha attığım yerler tabii ki vardı ama ağladığım yerler daha fazlaydı. 

Kitabın sonundaki sürpriz ise gerçekten çok hoştu ve bence tam bir final olmuş. Arda'ya kesinlikle acımadım. Bunun ne olduğunu tabii ki de söylemeyeceğim. Arda ve Hazal çiftini okumak gerçekten çok keyifliydi ve ne kadar eksiklikler olsa da ben Hazal ve Arda çiftimizi çok sevdim. Okuyunca pişman olmayacaksınız. 

Müjde Aklanoğlu ile tanışmam daha önce de belirttiğim gibi Şahin ve Serçe hikayesine dayanıyor. Yemin Bozdum Yolunda kitabını maalesef devam kitabı çıkmadığı için okuyamıyorum ve malum o kitabı alırken de aynı Talih Serisi gibi devamı olduğunu bilmiyordum. Önümüzdeki günlerde piyasaya çıkacak olan; benim favori ve göz bebeğim çiftim Şahin ve Rüya'nın serüveni Rüyalar Gerçek Olsa ve Rüyalar Gerçek Oldu kitaplarını okuyup bloğumda yorumlamak için sabırsızlanıyorum. Yazar Müjde Aklanoğlu'na başarılarının devamını diliyorum.

Keyifli Okumalar.

Tanıtım Bülteninden

“Bugün sevip yarına unutacak kadar değil… Beyaza bulayıp seni, yok edecek kadar sevdim…” Bunu diyen karizmatik, yakışıklı, kendinden emin, ateşli, tutkulu, âşık adam… Şimdi küstah, kibirli olmasa da müsamahasız, despot ve bir o kadar da tehlikeli bir buzdolabı hâline dönüşmeseydi; Masal kaldığı yerden devam edecek… ti! Ta ki, korkaklığı uğruna hiç düşünmeksizin tüm gemilerini yakıp, limanlarını da ardından ateşe veren, gönlü kör kadın ortaya çıkana kadar... Hazal Atmaca! Geçmişi sırlarla dolu, yüreği yaralarla kaplı, kendine güvenen ama erkeklere asla güvenmeyen, gözyaşları içinde aşkından ölse bile, burnunu sevdiği erkeğin mendiline silmeyen… Gururlu, masum, inatçı, tutkulu ve bir o kadar korkak bir âşıktı… Ya da öyle sanıyordu! Yanlış anlaşılmalar uğruna, en savunmasız oldukları anda, geçmişlerinde yaşadıkları giz dolu pençelerin etlerine batmasıyla, geleceğin sırlı yarasından kaçmayı kafalarına koyan âşıklar… Kadere çelme takıp, kendi hayatlarına yön vermeye karar verince, yapacakları en büyük yanlışa, bile isteye imza atma gafletinde bulundular… Hayır, tabii ki bu nikâh defteri değil, olsa olsa yürekteki şeytanın başlattığı intikam senaryosunun, nefret oyunu olurdu! Onlar, susmaktan yüreklerinde pas tutmuş, kimselerin merak etmediği sır geçmişleriyle yüzleşirken, birbirlerinin yüreğinde açtığı hazin yarayı sarabilecek mi?

Basım Yılı : 2015

Sayfa Sayısı : 640

Parola Yayınları