9 Temmuz 2015 Perşembe

Burcu Büyükyıldız - Çilek Mevsimi



Mira ailesininde desteğiyle Toz Pembe isimli kafeyi açmış ve yeteneklerini bu kafe de sergilemektedir. Ailesinin maddi durumu iyi olsa da Mira kendi ayakları üstünde durmak istemektedir.


Sıradan bir günde kafe'ye gelen gizemli adam Yağız ilk andan Mira'nın dikkatini çektiği gibi aynı şekilde Yağız'da Mira'ya çekilmeye başlamıştır. İlk gün sade bir kahve isteyen Yağız'a yüreği elvermediği için yanında çilekli tart veren Mira bu gizemli adam için yürek çarpışlarına engel olamaz.

Ancak Yağız'ın karanlık bir geçmişi vardır ve asla aşık olmaması hatta gözlerden uzak yaşaması gerekmektedir.Her gün kendisine bir daha onu görmeye gitmeyeceğine söz verse de ne yazık ki Yağız bu sözünü tutamaz. Zamanla aralarında başlayan aşkla aniden verilen evlilik kararı herkesi ve özellikle de Mira'nın ailesini şaşırtır. Çok sade bir düğün töreniyle dünya evine girseler de aslında Mira varlıklı ve tanınmış bir aileden geldiğinden dolayı gazeteler de düğün haberleri çıkar ve bu Yağız için sonun başlangıcı olur.

Evliliklerinin daha başındayken bir sabah uyandığında Mira evde Yağız'ı arar ve bulamaz. Mutfak masasında bulduğu bir mektup ve üzerine bırakılmış bir yüzükle Yağız Mira'nın hayatından bir anda çıkar gider. Mira bu duruma bir anlam veremez. Sevdiği ve kocası olan adam hayatına bir anda girdiği gibi bir anda da çıkıp gitmiş ve Mira'yı cevaplanması gereken sorularla yalnız bırakmıştır. Yağız onu hiç mi sevmemiştir de ardında gözü yaşlı, kalbi kan ağlayan bir kadın bırakmıştır? Peki ya Mira bundan sonrasında ne yapacaktır ve en önemlisi Yağız'ın hayatımın aşkı dediği insanı bırakmasındaki asıl neden nedir? Hayatın onlar için hazırladığı diğer sürprizle Mira ne yapmaya karar verecektir?

Burcu Büyükyıldız ile tanışmama vesile olan ilk kitabı Çilek Mevsimi. Yazarın kalemini beğenmeme rağmen belirtmeden geçemeyeceğim tek şey kitap sonuna kadar ortalıkta dolaşan Çilek kokusu. Sürekli olarak Yağız'ın Mira'nın çilek kokusuna aşık olması ve sürekli bu kokuyu duyması açıkçası bir yerden sonra bana sıkıntı verdi. Çilek mevsiminde tanışmış olmalarını anlayabiliyorum ancak bence çilek kokusu dozunda bırakılsaydı daha iyi olacaktı. 

Kitabın konusu aslında bilinen klasik hikayelerden de çok da farklı değil. Ancak yazarın kalemi kitabın okunmasını sağlıyor. Zaman zaman gereksiz tasvirler olmasına karşın genel anlamda kurgu ve ilerleme güzeldi. Mira ve Yağız'ın aşkını okumak keyifliydi. Burcu Büyükyıldız'a başarılar sizlere de keyifli okumalar.



Tanıtım Bülteninden



“Ne olacağını bilmiyorum...” dedi onun bakışlarındaki tedirginliği yok etmek ister gibi, “Ama öğrenmek istiyorum Mira. Hayatımdaki tüm kaosa, tüm belirsizliğe rağmen bunu seninle yaşamayı istiyorum.” diye fısıldadı ve ardından ekledi, “Çünkü seni incitebilme ihtimalime rağmen, seni istemekten vazgeçemiyorum.”

Bir bahar günü çilek kokuları içerisinde tanışan ve birbirlerinden ilk görüşte etkilenen Mira ve Yağız için aşkın büyüsüne kapılmak çok zor olmamıştı. Diğer taraftan, aralarına bir kara kedi gibi giren Yağız'ın tehlikelerle örülmüş geçmişi, mutluluklarının uzun sürmesine izin vermemişti. Hızlı ve tutkuyla başlayan bir aşkın özneleriyken kendilerini birdenbire hoyrat bir ayrılığın içinde bulan Yağız ve Mira'nın günlerine özlemin ıssızlığı sinmişti. 

Günün birinde geçmişinin karmaşasını, sırlarını çözüp bir daha gitmemek üzere geri gelen Yağız, ardında bırakıp gittiği mutlu, tasasız, cıvıl cıvıl kadını aynı bulabilecek miydi? Derinden yaraladığı Mira'ya kendisini affettirebilecek miydi? Daha da önemlisi Yağız, Mira'ya yaşadıklarını unutturabilecek miydi?

Adı gibi kokusu olsa çilek kokacak bir hikâye...



Sayfa Sayısı : 512



Basım  Yılı : 2014



Müptela Yayınları