2 Kasım 2018 Cuma

Ayşegül Çiçekoğlu - Benim Hayatım

Merhabalar

Ne yazarsa okurum dediğim yazarlardan olan Ayşegül Ablamın Benim Hayatım kitabıyla tanışmam wattpad zamanına dayanır. Kitabın oradaki adı "Yaşanmamış Yıllar" dı. Ancak kitap olurken ismi "Benim Hayatım" olarak değiştirilmiş.
Kitabı o zaman o mecrada okuyup, çok da beğenmiştim. Kitap kokusuyla buluşunca hemen aldım ancak okumaya yeni fırsat bulabildim.

Balım hayatının baharında, okumak isteyen, 17 yaşında bir genç kızdır. Dört kardeşi ile birlikte alkolik babası ve annesiyle yaşamaktadır. Annesinin ölümüyle babası daha da zıvanadan çıkar ve Balım'ı bir aileye para karşılığı satar. Aldığı para ile de Balım'ı sattığı ailenin de isteğiyle kardeşlerini de alarak ortadan kaybolur.

Ömer 9 yaşında ailesinden uzaklaştırılmış ve yurtlarda büyüyerek tek başına hayat mücadelesine devam etmiştir. Günün birinde amcasının acilen memlekete dönmesi için Ömer'i aramasıyla ne kadar istemese de el mecbur memleketine geri döner.

Ömer yıllar sonra kardeşi Faruk'la ya da annesiyle ilgili olduğunu düşündüğü mesele yüzünden memlekete gittiğinde tesadüf eseri kardeşi Faruk'tan kendisine kurulan tuzağı öğrenir. Kendisinden ne istediklerini anlamasa da, amcasının ve babasının planlarını bozmak için harekete geçer.

Ömer ertesi günü karga tulumba nikah masasına oturduğunda kimse Ömer'in "evet" cevabını beklemez. Herkes bu duruma çok şaşırır. Ömer ise yapılan planları bozduğu için mutlu, ancak evlendiği için mutsuzdur. Bu nedenle nikah gününün sabahında Balım'ın tüm çabasına rağmen soluğu İstanbul'da alır.

Balım annesine verdiği sözü tutabilmek ve kardeşlerine sahip çıkabilmek için Ömer'e kendisini de beraberinde götürmesi için yalvarır. Ancak Ömer Balım'ı dinlemez. Zaten mecburi bir evlilik yapmıştır. Bir de büyük şehirde Balım'la uğraşmak istemez.

Bundan sonrasında hayat Balım için bir işkenceden farksızdır. Evdeki tuhaf olaylar, tuhaf insanlarla Balım kendisini daha da yalnız hissederken, bir yandan da evden kurtulmanın yollarını arar ve bu sırada da dışarıdan liseyi bitirmek için o kadar işkenceye rağmen sınava hazırlanır. Balım'ın aklında tek bir şey vardır. Okumak ve kardeşlerini bulup, onlara sahip çıkmak. Bir de mecbur olduğu bu evlilikten bir an evvel kurtulmak. 

Kitapla ilgili aslında anlatılacak o kadar çok şey var ki; hangisinden başlasam bilemiyorum. Öncelikle kitabın türü dram. Kitabı ikinci kez okumama rağmen, yine de bazı yerlerde ağlamaktan, bazı yerlerde sinirlenmekten kendimi alamadım. Yer yer bazı karakterleri boğazlamak istedim.

Balım ve Ömer'in hikayesi normal hayatta da karşımıza çıkabilecek, bizden bir hikaye aslında. İnsanların hayatlarının nasıl mahvedildiğini, gelecekleriyle nasıl oynandığını, bazen yakınımızda dönen dolaplarını nasıl olup da göremediğimizi bize gösteren bizden bir hikaye.

Balım'ın azmine hayran kalmamak elde değil. O kadar işkenceye rağmen okumaktan asla vazgeçmedi ve Hukuk kazandı. Ne olursa olsun kendisine çizdiği yoldan asla dönmedi.

Ömer ise o bu olayda en az Balım kadar suçsuz taraf. Balım'ı ve Ömer'i bu hikayede çok sevdim. Bir de Ömer'in annesi Cavidan. Yaşadıkları hiç kolay şeyler değildi. Taş olsa çatlar yani.

Kısacası kitabı şiddetle tavsiye ediyorum. Umarım kısa zamanda sizlerde Balım ve Ömer'in hikayesiyle buluşursunuz.

Yeni yazılarımda görüşünceye dek, hayatınızda hep sizi seven dostlarınız olsun. Kötü kalpli insanlar hepinizden uzak dursun.

Hayırlı Cumalar. Hoşçakalın.

Tanıtım Bülteninden

Geçmişi, nedenini hatırlayamadığı bir kimsesizlikle şekillenen Ömer, yıllarca uzaklaştırıldığı eve çağırıldığında kendini nikâh masasında bulur. Ama genç adamın ne burada kalmaya ne de çocuk yaştaki karısıyla evliliğe devam etmeye niyeti vardır.

Balım, annesinin ölümünden sonra kendini zorla, hiç tanımadığı bir adamla evlendirilirken bulur. Genç kız, bundan sonra onu kolay bir hayatın beklemediğini biliyordur. Tıpkı onu bu konakta, daha bir günlük evliyken bırakıp giden kocasını kolay kolay affetmeyeceğini bildiği gibi.

Hiç beklemedikleri anda yolları kesişen bu iki yabancı, birbirlerinin hayatına mucizeleri konuk edeceklerinden habersiz, hayatın onlar için planladıklarını yaşayacaklardır. Ömer ve ailesi, Balım’ın hayatlarına dâhil olmasıyla geçmişleriyle yüzleşip yeniden aile olmaya çalışırken, Balım da onlarla bir aile olmayı öğrenecek.

Benim Hayatım, yaşanmamış yılların sevgiyle telafisinin hikâyesi.

“Ömer kapıda dikilen kıza öylece bakakalmıştı, ilk başta onu tanımamıştı bile ama sonra onun Balım olduğunu anladı. Bunun için kızın gözlerine bakması yetmişti. O bal rengi gözler aklından hiç çıkmamıştı. Ama bu kız nasıl o olabilirdi? Yolda görse tanımazdı. Kendine güvenen o duruşu ne zaman kazanmıştı? Üstelik ne zaman bu kadar güzelleşmişti?”

Basım Yılı : 2017

Sayfa Sayısı : 584

Müptela Yayınları

4 yorum :

  1. Etkileyici bir yazar olabilmenin ayrıcalıklarından biri de okuyucuyu böyle duygusal ve biraz da psikolojik yönlerden etkileyebilmek olmalı..Bazı karakterleri boğazlamak istediğinize göre 😁 yazar konuya iyi hakim olmuş demektir..Balım ismi de ne hoşmuş..✔😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ertuğrul;
      Kesinlikle katılıyorum. Duyguyu aktarmak çok önemli.
      Balım güzel isim. Ama kızım olsa koymazdım. Sahiplik hissiyatı oluşturduğundan :)

      Sil
  2. Dediğin Gibi Ayşegül Çiçekoğlu ne yazarsa okurum :) çok ama çok beendiğim kitaplarından biri bu kitabı okumaya başladığımda nasıl bitti anlamadım muhteşem muhteşemdi :)

    YanıtlaSil