13 Aralık 2015 Pazar

Fatma Erdek - Erken Rüya Zamanlar


Merhabalar

Fatma Erdek Erken Rüya Zamanlar kitabı biter, bende biterim ve sizlere taze taze yorumumu yazarım. 


Nehir 19 yaşında bir genç kızken babasının gazetesinde cüzdanını düşürür ve Eser Serdaroğlu düşen cüzdanını Nehir'e vermek için seslenir ve hikayemiz tam da burada başlar.

Eser Nehir'in babasının gazetesinde yeni işe başlamış bir muhabirdir. Hayatının işidir Eser için muhabirlik. Geçen zaman içinde Eser ve Nehir birbirlerine aşık olurlar ve evlenmeye karar verirler. Kendi aralarında yaptıkları nişan, Eser'in muhabirlikten aldığı az maaşa rağmen manevi değeri çok olan bir yüzükle taçlanır.

Eser Nehir'i çok sever. Onun için dünyada yapamayacağı hiçbir şey yoktur. Ancak Nehir çok zengindir. Eser'i bu durum tedirgin eder ve daha çok para kazanabilmek için savaş muhabiri olarak yurt dışına gider. Nehir ona ne kadar gitmemesini söylese de Eser için Nehir'e daha iyi bir hayat verilmekten başka bir düşüncesi yoktur ve Nehir'e rağmen gider.

Nehir'in sesini duymak için aradığı bir zaman Nehir artık her şeyin bittiğini ve onu aramamasını artık onu bekleyecek sabrının kalmadığını söyler ve telefonu kapatır. Eser'in dünyası başına yıkılmıştır ve savaş altında istediği tek şey ölümdür.

Aradan geçen 15 senenin sonunda bir akşam Nehir'in babası Sedat Bey Eser'i görüşme için bir restorana çağırır. Sedat Bey emekli olacağını ve gazetenin idaresini kendisine bırakmak istediğini açıklar. Ancak geçen bunca yıldan sonra hiçbir şey göründüğü kadar kolay değildir. Eser her ne kadar Sedat Bey'i bir ağabey gibi görmüş olsa da kızı Nehir işleri hiç de kolaylaştırmamaktadır. Nehir'le olan geçmişi Eser için engeldir.

Fatma Erdek'in okuduğum ilk kitabı Erken Rüya Zamanlar. Konusu ve özellikle aradan geçen 15 yıla rağmen iki gencin arasındaki aşkı, sevdayı işleyiş biçimi, o duyguları kaleme alabilmesi çok güzeldi. İnsanın içine ilmek ilmek işleyen bir aşk. Eser'in sağlam karakterine ise sözüm yok. Böyle adamlar hâlâ var mı acaba? dememe sebep oldu. Yanlış anlaşılmalar ve araya giren bazı olaylar yüzünden ayrılan iki gencin hikayesi kimi zaman ağlatmadı da değil. 

Okurken olayları yaşamak, o duyguları hissetmek çok önemlidir ki Fatma Hanım' da bunu gayet güzel başarmış. Vıcık vıcık aşk değil okunanlar. Gayet seviyeli ve de ölçülü. Günümüzde her ne kadar böyle aşklar çok nadir bulunuyor olsa da bize gerçek aşk duygularını yaşattığın (okurken bir kez daha eşime aşık olmamı sağladığın) için çok teşekkürler. Kitabın bir diğer özelliği de hem bugün de hem de 15 yıl öncesinde beraber ilerlemesi. Kalemine sağlık Fatma Erdek. Diğer kitaplarını da okumak için sabırsızlanıyorum.

Keyifli okumalar dilerim.

Tanıtım Bülteninden


Yarım kalan aşklar, tamamlanmamış cümleler gibidir. 

Bir hıçkırığa düğümlenmiş itiraflar, bastırılmak zorunda kalınan hevesler, gönderilmemiş, hatta kaleme dahi alınmamış, yürekten yüreğe yazılan mektuplar, saklanmış duygular, beklenmedik bir veda, zor anlar, zor yıllar…
Ayrılık…
Oysa, söylenecek ve yaşanacak ne çok şey vardı daha. 

Aradan geçen yıllar, onların aşklarını güçlendirmekten başka bir işe yaramamıştı. Birbirini kıyamete kadar sevmek için yaratılmış olan Eser ve Nehir için de, cümle tamamlanmamıştı henüz.

Sağ elimle kalbimin üzerine dokundum. Sanki gerçekten de var olan bir yaraya değiyordum. Yavaşça, usulca, aşkla… Ah, kalbim! Bedenimin en iflah olmaz, en söz dinlemez, en laf anlamaz yeriydi. Başkasına dilsizdi, kördü, sağırdı. Sadece Eser oturmuştu oraya ve bir dağ kadar yüksek, bir dağ kadar ağırdı. 

Sen hep oradaydın Nehir. Gittim sandığında bile ben seni bırakmadım. Yumdum avuçlarımı, sakladım sıcaklığını… Kader bu, biliyorum. Bu, elinde değil insanın. Sevdaların her biri birbirinden farklı. İçerikleri, derinlikleri, hissetme şiddetiyle doğru orantılı. Benimki bir depremdi, bir iç sarsıntısı. Bir vurgun, bir kalp yarılması. Seni gördüğüm gün başladı. Her yaşımda, her yılımda azalır sandım, umdum ama olmadı.


Basım Yılı : 2014

Sayfa Sayısı : 448

Pegasus Yayınları
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...