Aylin Aydın Sonbahar ve Kış Köyünde Bir Ressam
Dedesinin köyünden gelen bir düğün davetiyesi, uzun zamandır hayalini kurduğu yolculuğun başlangıcı olur. İçinde büyüyen merak ve heyecanla dedesiyle birlikte Doğu Ekspresi’ne biner. Trenin ağır ağır ilerlediği bu yolculuk boyunca karla kaplı dağlar, uçsuz bucaksız ovalar ve küçük istasyonlarda karşılaştıkları insanlar, onun için unutulmaz anılara dönüşür. Yolculuk sırasında kurulan sıcak dostluklar, paylaşılan hikâyeler ve samimi sohbetler, hem dedenin hem de torunun iç dünyasında derin izler bırakır.
Köye vardıklarında düğün hazırlıkları tüm neşesiyle devam etmektedir. Ancak bu mutluluğun arasında, dedenin yıllardır yüzleşmekten kaçtığı geçmişi de yeniden karşısına çıkar. Bir zamanlar en yakın dostlarından biri olan, fakat yaptığı hatalar nedeniyle herkesin kırgın olduğu eski arkadaşı ağır bir hastalıkla mücadele etmektedir. Yıllar önce yaşanan yanlış anlaşılmalar, kırgınlıklar ve söylenemeyen sözler yeniden gün yüzüne çıkar.
Dedenin eski dostunun hastalığının ilerlemesi ve kısa süre sonra hayatını kaybetmesi, köy halkını derinden etkiler. Cenaze sırasında herkes geçmişte yaptığı hataları, söyleyemediği sözleri ve içinde taşıdığı pişmanlıkları düşünmeye başlar. Dede ise yıllardır içinde taşıdığı öfkenin aslında kendisini yorduğunu fark eder. Eski dostunun ardından edilen dualar ve yapılan helalleşmeler, onun kalbindeki yükü hafifletir.
Bu yolculuk yalnızca bir düğüne gitmek değil; geçmişle yüzleşmenin, affetmenin ve insanın kendi vicdanıyla barışmasının hikâyesine dönüşür. Doğu Ekspresi’nin rayları boyunca başlayan bu serüven, sonunda herkese hayatın kırgınlıklarla değil, sevgi ve hoşgörüyle güzelleştiğini öğretir. Dede ve torunu köyden ayrılırken artık aynı insanlar değildir; geride bırakılan acılar yerini huzura, umut dolu yeni başlangıçlara bırakmıştır.
Basım Yılı : 2026
Sayfa Sayısı : 112
Baraka Kitap
Reklam değildir. Gönüllü paylaşımdır.
Yorumlar
Yorum Gönder
Fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim.