Ana içeriğe atla

Teoman Şirin Röportajı

Merhabalar

9 günlük bayram tatili ne yazık ki bitti.
Her güzel şeyin maalesef bir sonu var. Her ne kadar bu tatil bana yetmese de artık önümüzdeki tatillere bakacağız. Umarım herkes güzel bir bayram tatili geçirmiştir.

Pazartesi yazar röportajlarımızla yine bu haftaya merhaba diyoruz. Bu haftaki konuğum Sayın Teoman Şirin. Kendisiyle gerçekleştirdiğimiz bu güzel röportajımızda keyifli zaman geçirmeniz dileğiyle. Mutlu ve huzurlu bir hafta sizlerle olsun. 

Hoşçakalın. 

Teoman Bey öncelikle bloğuma hoşgeldiniz. Bu güzel röportaj için şimdiden teşekkür ederim. Dilersiniz sorularımıza geçelim.

* Kısaca kendinizden bahseder misiniz?
*1965 İstanbul Ortaköy doğumluyum. İlk ve orta okulu burada okuduktan sonra Gültepe Endüstri Meslek Lisesi Elektrik Bölümünü kazandım. Liseyi bitirmeden ayrılarak ticaret hayatına atıldım. Uzun yıllar çeşitli sektörlerde kendi işimi yaptım. Yirmili yaşlarımda bir kaç yazma deneyimim oldu bunların çok amatörce olduğunu düşünerek yazmaktan vazgeçtim. Yeterli birikimim olmadığını düşündüm. Kendimi yazmaya hazırlamak için ne bulursam okumaya başladım bu yıllarca sürdü. Hazır olduğumu hissettiğimde ilk yazdığım roman "Mahpus Oldum Bilmeden Asker Oldum Görmeden" oldu ancak onu da yeterli görmeyip arşive kaldırdım sonrasında "Kosta Kasinas'ın Sandalı" geldi. Bu sefer oldu dedim ve yayıncı aramaya başladım. Liman yayınlarından çıktı ancak yapılan bir hata sonucu 20-25 sayfa kadar eksik basıldı buna rağmen kısa zamanda tükendi. Düzeltilmiş olarak basılacakken yayın evi mali krize girerek kapandı. İlk kitabım 2006 yılında yayınlanmış oldu. Bu benim yazmama engel olmadı doğru kişi ve doğru zaman arayışlarım sonucunda bu yıl "SARHOŞ EVLİYA" yayımlandı. Şimdi ise arşivlenmiş diğer eserlerim için Grafist Yayınları Ebru ve Yılçay hanımla sıkı bir çalışma içindeyiz. En kısa zamanda okuyucuyu güzel eserlerle buluşturmak için yoğun çaba harcıyoruz.

* Kitap yada genel olarak yazma konusunu nasıl seçiyorsunuz? Etkileşim var mı? Yoksa tamamen tesadüf mü? Yani kurguyu önceden mi belirlersiniz? Yoksa bütün olay örgüsü siz yazdıkça mı gelişir? 
*Yazmak için mutlaka bir şeylerden esinlenirsiniz. Bu havada uçan kuş olur, dalgalanan deniz olur, gezdiğiniz bir yer olur ama bir şey mutlaka o etkileşimi yaratır. Kurgu denilen şey önce yazarın kafasında şekillenir sonra kaleme döküldüğünde yatağını bulan bir nehir gibi akar.

* Kimsenin okumayacağını bilseniz bile yazmaya devam eder miydiniz? 
*Okunmayacak bir şeyi yine de yazarım demek pek akıllıca olmaz. Kendini tatminden öteye de geçmez.

* İnsanların çoğu "hayatımı yazsam roman olur" der. Sizce herkes kitap yazabilir mi? Yazmak bir yetenek midir? 
*Yazmak elbette bir yetenek ama önemli olan çalışarak, öğrenerek, okuyarak o yeteneği ortaya çıkarmak aslında kendinde olanı keşfetmek.

* Yazma ritüelinizden bahseder misiniz? Mesela hangi ortamda, hangi metaryallerle, hangi müzikle ve nasıl bir coğrafya da yazmayı tercih edersiniz? 
*Yazarken yalnız olmayı tercih ederim. Sessiz bir ortam  düşünmeye elverişli bir ortamdır.

* Yazmak isteyen ancak nasıl yazmaya başlaması gerektiğini bilmeyenler için tavsiyeleriniz var mı? 
*Bazı arkadaşlar okumadan, biriktirmeden yazmaya çalışıyor. Okur olmadan yazar olmak hayalden öteye geçemez.

* Bir gün kurgu olmayan bir şey yazmayı düşünüyor musunuz?
*Kurguyla yazmak tercihim. Ana hatlarıyla konuyu belirleyip yazarken detaylandırmak.

* Bir yazar olarak okuduğunuz ve beğendiğiniz yazarlar kimler?
*Beğendiğim o kadar çok yazar var ki hangi birini yazayım. Cengiz Aytmatov, Jack London, Milan Kundera, Susanna Tamaro, Paulo Coelho, Yaşar Kemal, Sabahattin Ali, Kemal Tahir, Aziz Nesin ile Rus klasiklerini ayrı bir yere koyuyorum.

* En son hangi kitabı okudunuz?
*Dün okudum Sabahattin Ali "ESİRLER"

* Yazmak sizin için hayat boyu sürecek serüven mi? Yoksa yazmayı bırakmayı düşündüğünüz bir zaman var mı?
*Her şeyde önce bir birikim var, yazılmış olan var, yazılan var, yazılacak olan var.

* Yazmadığınız zaman ne yaparsınız?
*Yazmadığım zaman maddi giderlerimi karşılamak için çalışıyorum. Elimden geldiği kadar sosyal faaliyetlerde bulunmak için çaba gösteriyorum.

* Kitap fuarlarıyla ilgili düşünceleriniz nelerdir?
*Fuarlar bence bu sektörün can damarı. Ne kadar çoğalırsa o kadar okuyan insanımız olur.

* Hayatınız boyunca yaşadığınız pişmanlık var mı?
*Hayat pişmanlıklar için çok kısa.

* Aşk sizce nedir? İlk görüşte aşk var mıdır?
*Bunca yazar, bunca bilge insan aşkı kelimelere sığdırıp bir kalıba koyamamışken ben buna kalkışırsam haddimi aşmış olurum. Görmeden aşık olunur mu? Olunur diye düşünüyorum. Bir resme bir sese bir gülüşe aşık olabilirsiniz hatta bir hayale.

* Okurlarınızla aranızda nasıl bir bağ var?
*Normal sıradan bir insanım bunu okuyucularım da biliyor.

* Ulaşamadığınız biri ile sohbet etme şansınız olsaydı bu kim olurdu? Neden?
*Bence en önemli soru bu. Ulaşılmaz biriyle sohbet etme imkanım olsaydı bu kesinlikle Atatürk olurdu.

* Hayatta en çok kıymet verdiğiniz kişi?
*Hayatımda en çok önem verdiğim kişi demeyelim ama canımdan iki parça var oğlum ve kızım.

Teoman Bey keyifli bir sohbet oldu. Umarım ilerleyen zamanlarda sizi yine bloğumda konuk edebilirim. Zaman ayırıp röportaj yaptığınız için tekrar teşekkür ederim. Yolunuz açık, okurunuz bol olsun.

Yorumlar

  1. Keyifli sohbet için editöre teşekkürler
    Yeni yazar ve şiirler edebiyatımız acısından onemli

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sibel;
      Ben teşekkür ederim canım. Yazar ve şairler her daim desteklenmeli:)

      Sil
  2. Keyifle okudum .Çok güzel bir röportaj olmuş.

    YanıtlaSil
  3. teşekkürler canım güzel bir röportaj olmuş sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. babaannemintakcimciği;
      Çok teşekkürler şekerim. Sevgiler :)

      Sil
  4. tatil bitti, bloglar bitmeeez:))
    Ben de beklerim sayfama :)

    YanıtlaSil
  5. Hayat pişmanlıklar için gerçekten kısa.Yolu açık olsun yazarımızın :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim.