3 Haziran 2018 Pazar

Kumrucu Çınar Alaçatı

Merhabalar

15 tatil gezi notlarımla devam etmek istiyorum. Malum İzmir'e gittiyseniz İzmir Kumru yemeden dönmek olmaz dedik ve Alaçatı'ya geldiğimizde aç karnımızı doyurmak için mekan aramaya başladık.
Zaten sezon dışında gittiğimizden dolayı yer bulmakta çok zorlandık. Birde olumsuz, aşırı rüzgarlı hava koşullarında biraz dolaşıp, çokça üşüdükten ve acıktıktan sonra Kumrucu Çınar isimli mekana girdik. Mekan olarak fena bir yer değil. Klasik kumrucu mekanlarından. Hizmet olarak kendilerine teşekkür etmek istiyorum. Bize hemen elektrikli soba servisi yaptılar. Resmen donmuştuk çünkü. 

Gelelim kumruya. Bunu sadece mekana mâl etmek yanlış olur. Çünkü İzmir ve civarında yapılan kumruların alayı bu şekilde az malzemeliymiş. Peki derseniz ki; "Beyda sen ne bekliyordun?" bayramdan sonra sizlere Eskişehir'de yapılan kumruyu yayına aldığımda aradaki dağlar, taşlar, ovalar kadar olan farkı daha iyi anlarsınız. Aşağıda fotoğrafını gördüğünüz kumrunun içinde sucuk vardı yanılmıyorsam, az kaşar ve domates. Ekmek deseniz zaten küçücük. Nereye doyacaksın. Eskişehir'deki gibi bir kumru beklediğimizden bizim hayaller suya düştü. Karnımızda tam doymadı. Eskişehir bu kumru konusunda kendisini hakikaten aşmış durumda. İkram olarak yanında turşu vardı.

Ben bir daha İzmir'e gittiğimde yemeyeceğim şeylerden biri kumrudur. Konakladığımız otelin sahibine Eskişehir'deki kumruyu tarif ettiğimizde eskiden oralarda da bizim anlattığımız şekilde olduğunu, ama işi ticarete döktükleri için artık hem malzemeden, hem de ekmekten çaldıklarını öğrendik. Yani ekmek küçük. Doyma ve bir tane daha ye mantığı. Yazık ki para kazanmak adına bir şeyin orjinali bozmaları çok acı. Hiç yemem daha iyi.

Yeni yazılarımda görüşünceye dek, kendinize iyi bakın. Yeni gün, yeni umutlar getirsin. Yüzünde tebessüm olsun. Okuyun ve gezin. Mutlu bir pazar günü olsun.

Hoşçakalın. 


16 yorum :

  1. Her şey para her şey menfaat oldu

    YanıtlaSil
  2. Hamburger/pizza restoranlarının tanıtımlarının altında küçücük yazılıyor ya görseldeki ürün ile servis edilen ürün farklılık gösterebilir diye; aklıma o geldi. İnsana değer vermeyen ticaret ancak bir kez kandırabilir; ne acı bir daha İzmir'de kumru yemeyeceğini söylemen. Hatta ben de etkilendim ve yemek istemedim. Keşke insana değer vermenin değerini içselleştirebilsek. Neşeli sevgilerle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef ki öyle. O küçücük kumruya 13,00.-TL ödedik. Bıraksan rahat iştahlı kişi en az üç tane yer. Yazık ki ne yazık.

      Sil
  3. Canım kumru çekti, senin kumruna baktım Alaçatı muhallebicisinde bile daha güzel kumru. Yazık insan aldatmaca başka bir şey değil.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Alaçatı muhallebicisi bizim gittiğimizde kapalıydı bilemiyorum ama ben bundan sonra İzmir tarafında kumru yemeyeceğimi çok iyi anladım.

      Sil
    2. En tenha köşede yerleri seç ve bir de kemeraltında dene kumruyu,

      Sil
    3. Tamam canım. Bir daha gidersem denemeye çalışacağım. Çok teşekkürler :)

      Sil
  4. İşi ticarete dökmeleri ne kötü... Maalesef ki İstanbul'un bazı yerlerinde de durum bu şekilde..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her yerde var maalesef canım bu tarz olaylar. Yazık ki gerçekten iş yapanlara da engel oluyorlar.

      Sil
  5. İzmir'de öğrencilik yıllarımı hatırladım. Büyük Park'ın oradaki büfelerden çok yemişliğimiz var. Ama tabii bu kadar ufaldığına ve beğenmediğinize üzüldüm.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef ki insanlar ticari kaygı nedeniyle bulundukları yerin ürünlerini, lezzetlerini mahvediyorlar. Sonra ortaya böyle durumlar çıkıyor.

      Sil
  6. çeşmede var asıl ünlü kumrucuuuuuu belki onu daa çok seversiiiin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çeşmedekini görmedim. Belki de açık değildi çünkü biz şubatta gittik ve çoğu yer kapalıydı :(

      Sil